Suriye’nin kuzeyindeki siyasi geleceği belirlemesi beklenen Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasındaki müzakereler başarısızlıkla sonuçlandı. DSG’den üst düzey bir kaynağın Mazlum Abdi ile Ahmed el-Şara arasındaki görüşmelerde uzlaşı sağlanamadı. Tıkanıklığın merkezinde ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack tarafından DSG’ye verilen ancak Şam tarafından tanınmayan "gizli vaatler" yer alıyor.
Masadaki iki kritik madde krize yol açtı
Müzakerelerin merkezinde yer alan iddialara göre Tom Barrack, Mazlum Abdi’ye iki temel konuda güvence verdi. Bu vaatlerin ilki, DSG’nin dağıtılmadan Suriye Arap Ordusu (SAA) bünyesinde "birleşik ve müstakil bir tümen" olarak varlığını korumasıydı. İkinci madde ise Rojava bölgesinin bizzat Kürtler tarafından yönetilmesi ve yerel bir Kürt idaresinin resmen tanınmasını kapsıyordu. Şam heyeti, egemenlik haklarını gerekçe göstererek bu iki talebi de kesin bir dille reddetti.
Karşılıklı yetki suçlamaları gerilimi tırmandırıyor
Görüşmelerin çökmesinin ardından Şam kaynakları, Mazlum Abdi’nin karar alma mekanizmalarında yeterli yetkiye sahip olmadığını, bu nedenle imza aşamasına geçilemediğini iddia etti. DSG kanadı ise bu iddiaları "iftira" olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada, Şam hükümetinin başarısızlığın sorumluluğundan kaçmak ve bölge ülkelerini yanıltmak amacıyla bu tür söylemlere başvurduğu savunuldu.
Bölgesel stratejik etki analizi
Müzakerelerin sonuçsuz kalması, Suriye’nin kuzeyindeki askeri statükonun 2026 yılı genelinde de devam edeceğine işaret ediyor. ABD’nin sahada verdiği sözlerin Şam nezdinde karşılık bulmaması, bölgedeki Washington-Şam-Moskova üçgenindeki diplomatik tıkanıklığı derinleştiriyor. Bu durum, yerel idarelerin ekonomik sürdürülebilirliği ve enerji koridorlarının güvenliği üzerinde de risk oluşturuyor.
ANALİZ:
Suriye sahasındaki bu diplomatik kopuş, jeopolitik risk primini bölge genelinde canlı tutmaktadır. Endeks24 analistlerinin metodolojik değerlendirmelerine göre, DSG ve Şam arasındaki bu uyumsuzluk, sadece bir yönetim krizi değil, aynı zamanda mülkiyet hakları ve enerji gelirlerinin paylaşımı noktasında da bir yapısal kilitlenmedir. Özellikle ABD’nin kağıda dökülmeyen vaatlerinin masada reddedilmesi, bölgedeki aktörlerin rasyo analizlerinde "belirsizlik" katsayısını artırmaktadır. Süreç, bölgesel aktörlerin yeni pozisyon almalarını zorunlu kılacak bir evreye girmiş olup yakından izlenmektedir.
Endeks24 Analiz Masası
Suriye Diplomasisinde Gizli Vaatler ve Egemenlik Çıkmazı
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Veriler rasyonel analiz ve haber akışlarına dayalı projeksiyonlar içerir.





