Suriye’de Ocak 2026 itibarıyla askeri ve siyasi düzlemde eş zamanlı büyük bir kırılma yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt kökenli vatandaşların temel haklarını güvence altına alan 2026 yılı 13 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni yayımladı. Kararnamede Kürtlerin Suriye ulusal kimliğinin asli bir parçası olduğu vurgulanırken, 1962’den bu yana devam eden vatandaşlık sorunlarının tamamen çözüldüğü ve Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulacağı ilan edildi.

Stratejik petrol sahalarında kontrol sağlandı

Siyasi açılımla eş zamanlı olarak sahada hareketlilik hız kazandı. Suriye ordusu, Rakka’nın batı kırsalında yürüttüğü operasyonlarda Safyan petrol sahası, Rasafa kavşağı ve Thawra petrol sahasının kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu. Bölgedeki enerji kaynaklarının merkezi yönetime geçmesiyle birlikte, SDG/YPG unsurlarının lojistik ve ekonomik hareket alanı daraldı. Ordu birliklerinin Tabka Askeri Havaalanı’na yönelik ilerleyişi devam ediyor.
Suriye 17 Ocak 2026 infografik: Ahmed el-Şaraa Kürt hakları kararnamesi, Safyan ve Thawra petrol sahaları askeri kontrolü ve SDG üzerindeki etkileri.

SDG saflarında çözülme ve teslimiyet süreci

Sahadan gelen bilgiler, kararname ilanının ardından SDG bünyesindeki özellikle Arap aşiret unsurlarının hızla saf değiştirdiğini gösteriyor. El-Cerrah Askeri Havalimanı ve Deyr Hafir bölgelerinde çok sayıda örgüt mensubu silah ve mühimmatını bırakarak Suriye ordusuna teslim oldu. Teslim olan unsurlara yönelik insani yaklaşım sergilenmesi, örgüt içerisindeki firarları hızlandıran bir etken olarak kaydediliyor.
Ahmed el-Şaraa yönetiminin 17 Ocak 2026 itibarıyla hayata geçirdiği siyasi ve askeri senkronizasyon, bölgedeki enerji dengelerini yeniden şekillendiriyor. (Kaynak: Endeks24 Analiz Masası / SANA)

ENDEKS24 PİYASA NOTU: JEOPOLİTİK RİSK VE BIST PROJEKSİYONU

Suriye’de 17 Ocak 2026 itibarıyla tescillenen yeni askeri ve siyasi statüko, Türkiye ekonomisi için doğrudan bir enerji ithalatı kalemi oluşturmasa da, makro dengeler üzerinde "risk iskontosu" yaratma potansiyeline sahiptir.

  • CDS ve Risk Primi: Sınır hattındaki otonom yapıların petrol gelirlerini kaybetmesi, bölgedeki güvenlik maliyetlerini düşürerek Türkiye’nin CDS primlerinde (ülke risk primi) gerilemeyi destekleyebilir.

  • İnşaat ve Çimento: Şam yönetiminin enerji gelirlerini (Safyan ve Thawra sahaları) geri alması, Suriye’nin yeniden inşası için finansman kaynağı anlamına gelir; bu durum sınır komşusu illerdeki Türk inşaat ve çimento firmaları için yeni bir ihracat pazarı doğurabilir.

    Suriye'deki yeni denklem Türkiye piyasalarını nasıl etkiler
    Suriye'deki yeni denklem Türkiye piyasalarını nasıl etkiler
    İçeriği Görüntüle
  • Lojistik ve Ticaret: Ticaret yollarının ve enerji koridorlarının devlet kontrolüyle stabilize edilmesi, Türkiye’nin Orta Doğu transit ticaret hacmini ve lojistik sektöründeki işlem hacmini pozitif etkileyebilir.

  • Piyasa Beklentisi: Endeks24 analistlerine göre, jeopolitik normalleşme sinyalleri BIST 100 genelinde "jeopolitik risk iskontosu"nun daralmasına ve özellikle sanayi endeksinde orta vadeli pozitif ayrışmalara yol açabilir.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI

YASAL UYARI: Burada yer alan bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Veriler sadece bilgilendirme amaçlıdır.