Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mali dengesinde, 2025 yılının genelinde sergilenen pozitif görünüm 2026 yılının ilk ayında yerini derin bir kırılmaya bıraktı. 2025 yılı Aralık ayını 109,4 milyar TL fazla ile tamamlayan kurum, 2026 Ocak ayında 90,1 milyar TL açık verdi. Bu tablo, sadece bir aylık süre zarfında yaklaşık 200 milyar TL’lik bir denge bozulmasına işaret ediyor.
Giderler öngörülebilir seviyede kaldı
Ocak ayında giderler tarafında yaşanan artış, beklenen sınırlar içerisinde gerçekleşti. 2025 Aralık ayında 335,5 milyar TL olan emekli aylığı ödemeleri, Ocak 2026 itibarıyla 390,6 milyar TL seviyesine yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan yüzde 12,19’luk artış ile memur emeklilerine uygulanan yüzde 18,6’lık zam, gider kalemindeki 55 milyar TL’lik yükselişin ana kaynağını oluşturdu. Ancak asgari ücrete yapılan yüzde 27’lik zam ve prim oranlarındaki artışa rağmen gelir tarafının bu hıza ayak uyduramadığı gözlendi.
Prim tahsilatında yapısal risk sinyalleri
Mali tablodaki asıl bozulma, gider artışından ziyade gelir kalemindeki dramatik düşüşten kaynaklandı. 2025 Aralık ayında 452,5 milyar TL olan prim gelirleri, 2026 Ocak ayında 327,1 milyar TL’ye geriledi. Tahakkuk değil, tahsilat esasına dayalı bu veriler; kasaya giren nakit akışında 125 milyar TL’lik bir azalma olduğunu kanıtlıyor. Uzmanlar bu durumu; istihdamdaki olası daralma, kayıt dışına kayış veya işverenlerin nakit akışı sıkışıklığı nedeniyle prim ödemelerini ertelemesi gibi faktörlere bağlıyor.
Emeklinin Temmuz beklentisi baskılanıyor
Mali dengedeki bu sarsıntı, Temmuz 2026’da yapılması planlanan enflasyon farkı güncellemelerini de doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Temmuz döneminde SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 15, memur emeklileri için ise yüzde 11 civarında bir enflasyon farkı öngörülüyor. Ancak SGK’nın gelir-gider dengesindeki bozulma ve bayram ikramiyelerinde bir artış yapılmaması, emekli aylıklarının enflasyon farkı dışında ek bir refah payı ile desteklenme ihtimalini zayıflatıyor.




