Küresel ekonominin jeopolitik gerilimler ve ticarette korumacılık eğilimleri altında şekillendiği bir dönemde, Türkiye'nin çevresindeki savaşların yarattığı yıkım kadar bu savaşların biteceği günün ekonomik karşılığı da masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Müteahhitler Birliği'nin Ankara'da düzenlediği İnşaat Zirvesi Türkiye programında, ABD ile İran arasında sağlanan barışın ve Ukrayna savaşının sona ermesi beklentisinin bölgede yeni bir yeniden inşa dönemini başlatabileceğini, bunun da Türk inşaat sektörüne taze bir perspektif açacağını söyledi.
Barış beklentisi bölgenin gündemini değiştiriyor
Yılmaz, Türkiye'nin yer aldığı coğrafyada yaşanan savaşların ve çatışmaların ekonomiye ağır maliyetler bindirdiğini belirtti. ABD ile İran arasında varılan barışı memnuniyet verici olarak niteleyen Yılmaz, sürecin herhangi bir provokasyon ya da sabotaja uğramadan tamamlanmasını dilediğini, Türkiye'nin bu diplomatik çabalara güçlü destek verdiğini ve vermeyi sürdüreceğini vurguladı. Beşinci yılına giren Rusya ile Ukrayna savaşının da bir an önce sona ermesini istediklerini kaydeden Yılmaz, savaşların yalnızca yıkım getirdiğini, kimseye fayda sağlamadığını ifade etti.
Şehirlerin üzerine bomba yağdırıldığını değil, şehirlerin imar ve inşa edildiğini görmek istiyoruz.
Cevdet Yılmaz · Cumhurbaşkanı YardımcısıTürk müteahhitliği 138 ülkeye uzandı
Yılmaz'a göre barışın ardından bölgede oluşacak yeni atmosfer, yeniden inşa çalışmalarını hızlandıracak ve bu durum sektöre yeni bir hareket alanı kazandıracak. Türk firmalarının bu fırsatı değerlendirecek birikimi ise dış pazarlardaki ölçekte görülüyor. Türk müteahhitlik firmaları bugüne kadar 138 ülkede 563 milyar dolara yakın proje üstlendi. Dünyanın en büyük uluslararası müteahhitlik firmaları sıralamasında Türkiye, firma sayısı bakımından Çin'in ardından ikinci sırada yer alıyor. En büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk şirketi bulunuyor. Sektör yurt içinde de 2,2 milyonu aşan kişiye doğrudan istihdam sağlıyor.
İnşaat ekonominin büyüme lokomotifi
Yeniden inşa beklentisini sektörün performansıyla birleştiren Yılmaz, inşaatın ekonomideki çarpan etkisine dikkat çekti. Türkiye ekonomisi 2002-2025 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,3 büyürken, inşaat sektörünün aynı dönemdeki ortalama büyümesi yüzde 6,8 oldu. Geçen yıl ekonomi yüzde 3,6 büyürken sektör yüzde 10,8'lik performans gösterdi. Yılmaz, gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 6'sını oluşturan inşaatın, diğer sektörler üzerindeki dolaylı etkileriyle bu payın daha yükseğe çıktığını belirtti.
Koridorlar yeni ticaret rotaları olacak
Türkiye'nin Asya, Avrupa ve Afrika'nın kesişiminde yer alan konumuna işaret eden Yılmaz, Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve Hicaz Demiryolu gibi projelerin yalnızca ulaşım hatları olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Bu güzergahların aynı zamanda yeni enerji rotaları, dijital hatlar ve ticaret yolları olarak biçimleneceğini vurgulayan Yılmaz, savaşların bölge ülkelerine de Türkiye'ye de ekonomik maliyetler getirdiğini, orta vadede ise çok daha önemli kazançların sağlanacağı bir döneme girildiğini ifade etti.




