Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Şubat 2026 mesaisinde çevre ve mülkiyet haklarını doğrudan ilgilendiren iki kritik düzenlemeyi ele alıyor. Milli Parklar Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle ekosistemi koruma yaptırımları ağırlaştırılırken, AK Parti tarafından sunulan 29 maddelik ayrı bir teklifle orman vasfını yitirmiş arazilerin mülkiyet sorunu rasyonel bir zemine oturtuluyor.

Ekolojik denge ve caydırıcı yaptırımlar

Rusya ve Çin uzlaştı, İran jeopolitik denklemde yalnız kaldı
Rusya ve Çin uzlaştı, İran jeopolitik denklemde yalnız kaldı
İçeriği Görüntüle

Düzenlemenin ilk ayağını oluşturan Milli Parklar Kanunu değişikliği, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün yetki alanlarını genişletiyor. Ekolojik değerlerin korunması amacıyla milli park sınırları yeniden belirlenirken, çevre suçlarına yönelik hapis cezası ve yüksek idari para cezaları içeren yeni bir yaptırım seti devreye alınıyor. Kaçak avcılık ve doğal habitatın tahribatına yönelik mücadelede sivil ve resmi denetim mekanizmalarının dijital altyapı ile desteklenmesi öngörülüyor.

Tapu kayıtlarında yeniden inceleme dönemi

Mülkiyet tarafında ise Devlet Su İşleri (DSİ) taşınmazlarını da kapsayan düzenleme, yıllardır çözülemeyen "orman sınırları dışına çıkarılma" süreçlerine odaklanıyor. Fiilen yerleşim alanına dönüşmüş ancak resmi kayıtlarda halen orman statüsünde görülen taşınmazlar, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından mercek altına alınacak. İnceleme safhası tamamlanan ve uygunluk onayı alan alanların mülkiyet hakkı "genel tapu" statüsüne geçirilerek hak sahiplerine hukuki güvence sağlanacak.