CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in TBMM CHP Grup Başkanlığı'na seçilmesi işlemine resmi itirazda bulundu. Kılıçdaroğlu'nun 3 sayfalık dilekçesi, CHP Grup Başkanlığı seçiminin yenilenmesi talebiyle TBMM Meclis Başkanlığı'na ulaştı. Başvuru, kurultay kararına yönelik mutlak butlan sürecinin parlamento ayağına taşındığı ilk somut adım niteliği taşıyor.

Dilekçenin gerekçesinde seçim usulüne ilişkin hukuki argümanlar öne sürüldü. İktidara yakınlığıyla bilinen TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik'in paylaşımına göre dilekçede "Özgür Özel'in grup başkanı seçimi usulsüz ve geçersizdir" ifadesi yer aldı. Aynı paylaşımda, Kılıçdaroğlu'nun yeni seçim tarihini TBMM Başkanlığı'na bildireceği belirtildi.

Süreç bayram tatili sonrasına kaldı

Türkiye yağışta 66 yılın rekorunu kırdı tarım rahatladı
Türkiye yağışta 66 yılın rekorunu kırdı tarım rahatladı
İçeriği Görüntüle

Dilekçenin bayram sonrası işleme alınacağı bildirildi. Bu durum, TBMM Başkanlığı'nın hukuki değerlendirmesi için ek zaman yaratırken, kamuoyu tartışmasının uzaması anlamına geliyor. Parlamento iç tüzüğüne göre grup başkanlığı seçimi, ilgili partinin meclis grubunun iç kararıyla şekilleniyor; TBMM Başkanlığı'nın bu sürece müdahale yetkisi sınırlı bir hukuki alan oluşturuyor.

Tartışmanın arka planında 23 Mayıs'taki grup oylaması bulunuyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, yeniden CHP TBMM Grup Başkanı seçilmişti. Genel merkezde yapılan kapalı grup toplantısına katılan 96 milletvekilinden 95'i Özel'e oy vermişti. Tek geçersiz oy dışında ittifaka yakın bir tablo, mevcut grup iradesinin Özel'den yana olduğunu ortaya koydu.

Parti içi denge ve kurumsal tarihçe

CHP'nin geçmişteki kurultay krizleri, 2014'teki Anayasa Mahkemesi'nin "yeniden kurultay" kararı dahil, büyük çoğunlukla parti tüzüğü ve YSK çerçevesinde çözülmüştü. Mevcut tartışmada ise hukuki itirazın TBMM zeminine taşınması alışılmadık bir prosedürel hat oluşturuyor. Kılıçdaroğlu'nun, dilekçeyle birlikte CHP Grup Başkanı olarak kendisine yakın bir milletvekilini görevlendirmeyi planladığı iddia ediliyor; bu adım gerçekleşirse grup içi temsil dengesi belirsizleşecek.

Kritik soru, hukuki sürecin yapısal bir yetki çatışmasına mı evrileceği yoksa siyasi bir basınç manevrası olarak mı sınırlı kalacağı yönünde şekilleniyor. TBMM Başkanlığı ya da CHP cephesinden konuya ilişkin resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Yetkili kurumların tutumu netleşene kadar gelişme izleniyor.