İran Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Muhsin Zengene, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden gemi başına ortalama 1,5 ila 2 milyon dolar tahsil edildiğini açıkladı. Yarı resmi Fars Haber Ajansı'na konuşan Zengene'nin verdiği rakamlara göre Tahran, boğaz geçişlerinden yılda en fazla 7,5 milyar dolar gelir elde edebilir.

Gemi başına ücret
1,5–2 milyon $
Yıllık gelir tavanı
7,5 milyar $
Küresel petrol akışı payı
~%20

Zengene, ücretlerin gemiden gemiye değiştiğini, ancak ortalamanın 1,5 ile 2 milyon dolar bandında oturduğunu söyledi. Açıklama, İran'ın boğaz üzerindeki kontrolünü bir gelir kalemine dönüştürme çabasının somut rakamlarla ilk kez ortaya konulması açısından dikkat çekti.

Ödeme nakit, kripto ya da ürünle yapılıyor

OpenAI, ChatGPT'yi 'süper uygulamaya' dönüştürüyor
OpenAI, ChatGPT'yi 'süper uygulamaya' dönüştürüyor
İçeriği Görüntüle

Fars'ın haberine göre tahsilat tek bir kalıba bağlı değil. Geçiş bedeli kimi zaman nakit, kimi zaman kripto para üzerinden ödeniyor; bazı durumlarda ise gemilerin getirdiği ürünler karşılık olarak kabul ediliyor. Bu yöntemde temin edilen ürünün bedeli, ödenecek geçiş ücretinden düşülüyor. Esnek ödeme yapısı, yaptırım altındaki Tahran'ın geleneksel bankacılık kanallarını aşma arayışıyla örtüşüyor.

Yıllık 7,5 milyar dolarlık tavan, fiilî olarak boğazdan geçen gemi sayısına ve uygulamanın sürekliliğine bağlı bir üst sınır niteliği taşıyor. Zengene bu rakamı kesin bir tahsilat değil, potansiyel olarak sundu.

Dünya petrolünün beşte biri bu sudan geçiyor

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı dar bir geçiş. Devam eden ABD-İsrail-İran gerilimi sırasında boğazda yaşanan tıkanma, enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açmış, çok sayıda tankerin geçiş için beklemesine neden olmuştu. İran'ın geçişi ücretlendirme hamlesi, bu stratejik üstünlüğü kalıcı bir kaldıraca çevirme niyetini gösteriyor.

Boğazdan taşınan ham petrolün önemli bölümü Asya pazarlarına yönelse de, geçiş maliyetlerindeki her artış navlun ve sigorta primleri yoluyla küresel fiyatlara yansıyor. Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler için bu, ithalat faturasında dolaylı bir baskı anlamına geliyor. Piyasa tarafında ilk tepkiler, ücret uygulamasının kalıcı olup olmayacağı sorusunda düğümleniyor.

Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.