Ortadoğu'daki kırılgan ateşkesin yeni bir eşiğe geldiği bir günde, İran'ın en üst düzey ortak askeri komutası Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapattığını duyurdu. Hatem'ul Enbiya Karargahı, kararı ABD'nin savaşı sona erdiren mutabakatın ilk maddesini uygulamamasına ve İsrail'in Güney Lübnan'daki ateşkesi sürekli ihlal etmesine bağladı.
Devlet televizyonunda okunan açıklamada, ABD'nin verdiği sözleri açıkça çiğnediği savunuldu. İsrail'in ise Güney Lübnan'da aralıksız saldırılarla bölge halkının ölümüne ve yerinden edilmesine yol açtığı, buna rağmen askeri güçlerini geri çekmediği ileri sürüldü.
Karargah saldırı sürerse yeni adım uyarısı yaptı
Açıklamaya göre boğazın kapatılması, karşı tarafın taahhütlerine uymamasına yönelik bir ilk adım niteliği taşıyor. Karargah, saldırgan eylemlerin sürmesi halinde muhatapları yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamak için daha ileri adımların planlanacağı uyarısında bulundu.
Bu ilk adım, karşı tarafın sözünü tutmamasına verilen yanıttır. Saldırganlık sürerse muhatapları yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamak için yeni adımlar atılacaktır.
Hatem'ul Enbiya KarargahıABD kapandığına dair kanıt yok dedi
Tahran'ın açıklaması, taraflar arasında diplomasi trafiğinin sürdüğü bir döneme denk geldi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, boğazın kapandığına ilişkin bir kanıt bulunmadığını söyledi ve İran ile görüşmelerin önümüzdeki günlerde İsviçre'de yapılabileceğini belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı da karşı tarafın taahhütlerini takip etmek üzere İsviçre'ye bir heyet göndereceğini açıkladı.
Boğazın bu yıl ilk kez kapanması değil. ABD ve İsrail'in şubat ayındaki saldırılarının ardından su yolu fiilen trafiğe kapanmış, küresel petrol fiyatları 100 doların üzerine tırmanmıştı. Bu hafta varılan mutabakatla boğazın yeniden açılması beklenirken, fiyatlar aylardır görülmeyen düşük seviyelere gerilemişti.
Petrol ve Türkiye için ne anlama geliyor
Hürmüz Boğazı'ndaki her aksama küresel enerji fiyatlarında doğrudan yankı buluyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi, boğazın yakın vadede büyük ölçüde kapalı kalacağı varsayımıyla Brent petrol fiyatının haziran ve temmuzda ortalama 105 dolar dolayında seyredebileceğini öngörmüştü.
Enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılayan Türkiye için bu tablo doğrudan önem taşıyor. Piyasa beklentilerine göre petroldeki olası bir yükseliş, akaryakıt maliyetlerinden enflasyon görünümüne kadar geniş bir alanda hissedilebilir. Yatırımcıların önümüzdeki günlerde İsviçre'deki görüşme trafiğini ve sahadaki gerçek seyrüsefer verilerini yakından izlemesi bekleniyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





