Hane bütçesinin en sessiz kalemlerinden akaryakıt, önümüzdeki haftalarda yeniden pahalılaşabilir. Uluslararası ham petrol göstergesi Brent, geçen hafta Hürmüz Boğazı'ndaki yeni gerilimle yaklaşık yüzde 6 değer kazanarak 76 dolar sınırına döndü ve Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkelerde maliyet baskısını yeniden gündeme taşıdı.
Brent'teki yükselişin arkasında, ABD ile İran arasındaki ateşkesin yeniden bozulması var. 8 Temmuz gecesi ABD'nin İran'da 80'den fazla hedefi vurması, Çabahar ve Buşehr'de duyulan patlamalar ve Washington'ın İran petrolü satış muafiyetini iptali, dünya petrol trafiğinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda arz endişesini büyüttü. Brent, hafta sonu serbest piyasa işlemlerinde de 76 dolar civarında, yaklaşık 75,98 dolarda tutunuyor.
Brent neden yükseldi
Brent'teki sıçramanın tetikleyicisi jeopolitik risk primi. Hürmüz Boğazı, barış dönemlerinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine ev sahipliği yapıyor. İran'ın son haftalarda boğazdan geçen ticari gemilere yönelik saldırıları ve buna karşılık ABD'nin İran'ı hedef alan operasyonları, tanker trafiğini normal seviyelerin belirgin biçimde altına çekti. Arz kesintisi ihtimali fiyata prim ekledi.
Fiyat hareketinin ötesinde, enerji piyasasındaki bu dalgalanma doğrudan cari denge ve enflasyon kanalından hissediliyor. Türkiye, ham petrol ve doğal gazda büyük ölçüde ithalata bağlı olduğundan, Brent'teki her kalıcı yükseliş ithalat faturasını ve akaryakıt maliyetlerini yukarı çekiyor.
Saldırılar Hürmüz trafiğini vurdu
Cephedeki gelişmeler fiyatın seyrini belirliyor. İran devlet medyası ve IRNA, 8 Temmuz gecesi Çabahar'daki deniz trafik kontrol kulesinin hasar gördüğünü, Buşehr ve çevresinde çok sayıda patlama duyulduğunu aktardı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz'deki seyrüsefer özgürlüğünü tehdit eden kapasiteleri hedef aldığını açıkladı. Buşehr'de bir Devrim Muhafızları üssünde yangın çıktığı bildirildi; kentteki nükleer santralin vurulduğuna dair teyitli bir bilgi bulunmuyor.
Boğazdan geçen tanker trafiği normale dönmeden, petroldeki risk primi masada kalmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin fiilen sona erdiğini söylerken müzakere kapısının açık kaldığını belirtti; bir Katar heyetinin İran'a giderek diplomatik teması sürdürdüğü bildirildi. ABD Hazinesi ise geçen hafta İran petrolüne tanıdığı satış muafiyetini iptal etti, yeni işlemler 17 Temmuz'dan itibaren yasaklanıyor.
Sıçramaya rağmen fiyat savaş bandının altında
Haftalık yüzde 6'lık yükseliş dikkat çekse de Brent, bu yılın savaş zirvesinin oldukça altında seyrediyor. 28 Şubat'ta başlayan çatışmada fiyat 120 doların üzerini görmüş, haziran ortasındaki ateşkesle 73 dolara kadar gerilemişti. Uluslararası Enerji Ajansı, uzayan bir tırmanışın küresel petrol stoklarının yeniden inşasını geciktirebileceği uyarısında bulunurken, Birleşik Arap Emirlikleri geçen ay üretimini rekor seviyeye çıkardı.
Piyasanın beklentisi çatışmanın sınırlı kalması yönünde; ancak tanker trafiğindeki daralma ve olası arz kesintileri fiyatı desteklemeye devam ediyor. Türkiye açısından kritik değişken, Brent'teki yükselişin kalıcı olup olmayacağı.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.




