Hürmüz Boğazı'nda askeri ve ekonomik baskı sürerken diplomatik trafik yeniden hızlandı. İran ile Umman geçiş düzenlemesine ilişkin görüşmeleri ilerletirken Katar ve Pakistan da Washington ile Tahran arasındaki temasları canlı tutmaya çalışıyor. Buna karşın boğazın tam olarak yeniden açılması ve daha geniş ateşkes çerçevesinin uygulanması konusunda somut sonuç henüz ortaya çıkmış değil.

Fararu'nun 16 Ağustos tarihli canlı akışında, Hürmüz çevresindeki gerilimin aynı anda iki yönde ilerlediği aktarılıyor. Bir yanda ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve ticari gemilere yönelik güvenlik riskleri devam ederken diğer yanda İran ile Umman'ın yeni geçiş düzenlemesini sonuçlandırmaya dönük görüşmeleri sürüyor.

DİPLOMASİ KANALI

İran ile Umman, Hürmüz'deki geçiş güzergahları ve deniz hizmetleri için yeni bir çerçeve üzerinde çalışıyor. Katar ve Pakistan da ABD ile İran arasındaki mesaj trafiğini sürdürüyor.

BASKI UNSURU

Boğazdaki deniz trafiği savaş öncesi düzeye dönmüş değil. Güvenlik riski, liman ablukası ve askeri caydırıcılık tarafların pazarlık gücünün parçası olmaya devam ediyor.

İran ile Umman geçiş düzenlemesinde son aşamayı görüşüyor

İran Dışişleri Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki yönetim ve deniz hizmetlerine ilişkin görüşmelerin Umman ile sürdüğünü açıkladı. İran'ın haziran ayında yayımladığı mutabakat metninde de Tahran'ın Umman ile boğazdaki gelecekteki idare ve deniz hizmetleri konusunda diyalog yürütmesi öngörülüyordu. İran'ın yayımladığı mutabakat metni, ticari gemilerin güvenli geçişi ile ABD'nin deniz ablukasını kaldırması arasında karşılıklı adımlar içeriyor.

Tahran'ın resmi açıklamalarında boğazın gelecekteki düzeninin İran ve Umman arasında oluşturulacak yeni bir çerçeveye bağlanması öne çıkıyor. Ancak geçici rota üzerinde ilerleme sağlanması, İran'ın ABD'ye yönelik diğer siyasi ve ekonomik koşullarından vazgeçtiği anlamına gelmiyor.

Endeks24'ün daha önce aktardığı Hürmüz için tazminat ve yaptırım şartları, deniz geçiş düzenlemesinin daha geniş ABD-İran pazarlığından ayrı değerlendirilemeyeceğini gösteriyor.

Katar serbest seyrüsefer vurgusunu sürdürüyor

Katar Dışişleri Bakanlığı da Hürmüz'de önceliğin uluslararası hukukla uyumlu biçimde seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanması olduğunu bildirdi. Doha, bölgesel uzlaşılara destek vereceğini ve boğazın güvenliği ile ticari geçişin korunmasını temel hedef olarak gördüğünü belirtiyor. Katar'ın resmi açıklamasında Hürmüz'ün kriz öncesi işleyişine dönmesi Körfez ülkelerinin ortak talebi olarak tanımlandı.

Katar ve Pakistan'ın arabuluculuk kanalı ise ABD ile İran arasındaki daha geniş çatışma başlığında önemini koruyor. Tarafların doğrudan görüşmelerinde ilerleme sınırlı kalırken arabulucuların mesaj taşımaya devam etmesi, askeri baskının yanında diplomatik seçeneğin de masadan kalkmadığını gösteriyor.

Hürmüz ekonomik baskının merkezinde

Boğazdaki geçiş rejimi yalnız askeri dengeyi değil, enerji sevkiyatı ve deniz ticaretini de doğrudan etkiliyor. Son haftalarda gemilere yönelik saldırılar, rota değişiklikleri ve güvenlik maliyetlerindeki artış Hürmüz'ü ABD ile İran arasındaki pazarlığın en önemli ekonomik kaldıraçlarından biri haline getirdi.

Fararu'nun canlı akışında da Washington'ın kısa vadeli hedeflerinin tamamına ulaşılamadığı ve çatışmanın giderek ekonomik baskı araçları üzerinden yürüdüğüne ilişkin değerlendirmeler öne çıkıyor. Bu tablo, boğazdaki geçici bir teknik anlaşmanın dahi siyasi uzlaşma sağlanmadan kalıcı normalleşmeye dönüşmesinin zor olduğunu gösteriyor.