Milyarder yatırımcı John Paulson, altındaki uzun vadeli yükselişin tamamlanmadığını, piyasanın halen boğa döngüsünün erken aşamasında olduğunu düşünüyor. Paulson’ın tezinde merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi, özel yatırımcı talebi ve kağıt paralara güvenin zayıflaması öne çıkarken, 2026 verileri resmi sektör alımlarının ikinci çeyrekte yeniden hızlandığını gösteriyor.

Paulson, CNBC’nin The Exchange programındaki değerlendirmesinde altının uzun vadeli bir boğa piyasasının başlangıç veya erken aşamalarında olduğunu söyledi. Yatırımcının temel argümanı, hükümetlerin yüksek harcamaları ve para birimlerine duyulan güvenin aşınmasının altına yönelik talebi merkez bankalarının ötesine taşıyabileceği yönünde. Paulson ayrıca erken aşamadaki altın madenciliği şirketlerini doğrudan külçeye kıyasla daha yüksek potansiyel taşıyan alanlardan biri olarak gördüğünü belirtti.

PAULSON’IN TEZİ

Görüş, altının kısa vadede kesintisiz yükseleceği iddiasına dayanmıyor. Paulson, talebin merkez bankalarından özel sektöre yayılmasını ve itibari paralara güven kaybını uzun vadeli hareketin ana dayanakları olarak görüyor.

Merkez bankası alımları ikinci çeyrekte hızlandı

Dünya Altın Konseyinin ikinci çeyrek verilerine göre merkez bankaları ve diğer resmi kurumların net altın alımı 289 tona çıktı. İlk çeyrek için daha sonra 57 tona revize edilen tahminle karşılaştırıldığında ikinci çeyrek alımı yaklaşık beş katına ulaştı. Çin Merkez Bankası aynı çeyrekte rezervlerine 33 ton eklerken ilk yarıdaki artış 40 ton oldu.

RESMİ SEKTÖR TALEBİ
Merkez bankası alımı ikinci çeyrekte yeniden sıçradı
2026 ikinci çeyrek net alım
289
ton altın
Revize ilk çeyrek düzeyinin yaklaşık 5 katı
Revize ilk çeyrek
57 ton
Yeni veriler sonrası aşağı güncellenen net merkez bankası talebi
Kaynak: World Gold Council · Veriler 30 Haziran 2026’ya kadar
ENDEKS24.COM

Konseyin aynı raporunda toplam altın talebi, tezgah üstü işlemler dahil, ikinci çeyrekte yıllık bazda değişmeyerek 1.269 ton olarak hesaplandı. İlk yarı toplamı yüzde 2 artışla 2.522 tona ulaşırken talebin parasal değeri 380 milyar dolarla rekor düzeye çıktı. Buna karşılık altın ETF’leri ikinci çeyrekte 45 ton net çıkış yaşadı. Bu ayrışma, Paulson’ın uzun vadeli tezinin bütün yatırım kanallarında aynı anda güçlü alım bulunduğu anlamına gelmediğini gösteriyor.

Paulson’ın görüşü piyasa konsensüsü değil

Altının yıl içindeki sert dalgalanması, uzun vadeli yükseliş görüşünün kısa vadeli fiyat riskini ortadan kaldırmadığını ortaya koydu. Dünya Altın Konseyi verilerine göre LBMA PM altın fiyatının ikinci çeyrek ortalaması ons başına 4.506,29 dolar oldu. Bu seviye ilk çeyrek ortalamasının yüzde 8 altında, 2025’in aynı döneminin ise yüzde 37 üzerindeydi.

Piyasadaki kurum tahminleri de tek yönde birleşmiş değil. Endeks24’ün 2026 yıl sonu tahminlerini karşılaştırdığı haberde LBMA’nın temmuz anketindeki 16 analistin yıl sonu tahminleri 3.879 dolar ile 5.100 dolar arasında değişirken ortalama 4.500 dolar seviyesinde bulunuyordu. Bu geniş aralık, Paulson’ın boğa tezinin güçlü bir görüş olmakla birlikte piyasa için ortak bir hedef anlamına gelmediğini gösteriyor.

Talebin kalıcılığı ana test olacak

Dünya Altın Konseyinin yılın geri kalanına ilişkin görünümünde yatırım talebinin büyümenin ana kaynağı olması ve merkez bankalarının önemli alıcılar arasında kalması bekleniyor. Buna karşın yüksek fiyatların mücevher talebini baskılaması, reel faizler ve doların seyri altının kısa vadeli yönünde karşı ağırlık oluşturabilecek başlıklar olarak öne çıkıyor.

Paulson’ın “erken aşama” görüşünün piyasa tarafından doğrulanması için merkez bankası talebinin kalıcı biçimde güçlü kalması, özel yatırım talebinin yeniden genişlemesi ve yüksek fiyatlara rağmen satış baskısının sınırlı kalması gerekecek. Bu nedenle yatırımcının açıklaması bir fiyat hedefinden çok, altının rezerv çeşitlendirmesi ve para rejimine duyulan güven tartışmasındaki rolüne dayanan uzun vadeli bir tez niteliği taşıyor.