ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile sürdürülen müzakerenin "birkaç gün içinde" sonuçlanabileceğini açıkladı. Açıklama, Rubio'nun Hindistan ziyareti çerçevesinde Jaipur'da gazetecilere verdiği demeçte yapıldı ve aynı gün ABD Merkez Komutanlığı'nın güney İran'da "savunma amaçlı" saldırılar gerçekleştirmesinin ardından geldi. Şubat sonunda başlayan ve Nisan ortasında kırılgan bir ateşkesle yumuşayan çatışmanın seyri, Hürmüz Boğazı'nın açılma takvimine bağlandı. Küresel petrolün ve LNG'nin yaklaşık beşte birinin geçtiği boğaz, savaşın başlamasından bu yana günlük 125-140 gemiden birkaç düzineye gerilemiş durumda.
Rubio, boğazın "öyle ya da böyle" açılması gerektiğini söyleyerek askeri seçeneği masada tuttuğunu ima etti. Aynı saatlerde İran üst düzey müzakerecisi ve Dışişleri Bakanı Doha'da Katar Başbakanı ile temaslar yürütüyordu. ABD ve İran'ın ateşkesi yaklaşık iki ay uzatacak ve bu sürede Washington'ın ablukayı kaldırması, Tahran'ın boğazı yeniden açması üzerine kurulu bir çerçeve görüştüğü bildirildi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei ise nükleer konuların ancak çerçeve mutabakatından sonra ele alınacağını yineledi.
Petrol cephesinde diplomasi primi
Müzakere haberleri enerji fiyatlarında belirgin bir geri çekilme yarattı. Brent ham petrol vadelileri Pazartesi günü yaklaşık %6 düşüşle 98 doların altına geriledi; Salı günü 97 dolar bandında işlem gördü. Brent son dört haftada %5,18 değer kaybetti, son 12 ayda ise %49,42 prim yaptı — yani savaşın yarattığı risk priminin önemli bir bölümü hâlâ fiyatın içinde duruyor. 2015'te P5+1 nükleer anlaşması imzalandığında Brent 60 dolar bandından 50 dolar altına çekilmişti; o dönemki gevşeme sürecinde piyasanın katalisti satın aldıktan sonra yapısal arz baskısının kalıcılığını test etmesi haftalar almıştı. Bu kez başlangıç seviyesi çok daha yüksek ve OPEC+ üretim hareketleri ile küresel talep zayıflığı denklemi karmaşıklaştırıyor.
DAX ve Stoxx 600 endeksleri Avrupa seansında diplomasi haberleriyle sınırlı prim yaparken, Asya borsaları daha temkinli bir tepki vermiş durumda. Bu ayrışma, yatırımcıların anlaşmanın imza aşamasına gelene kadar pozisyon almakta tereddüt ettiğini gösteriyor. ABD'li yetkililer "prensipte" anlaşma sağlandığını söylese de henüz hiçbir belge imzalanmadı; nihai onay Trump ve İran dini lideri seviyesinde bekleniyor.
Türkiye cephesi ve izleme noktaları
Brent fiyatındaki her 10 dolarlık kalıcı düşüş, Türkiye için enerji ithalat faturasında ve cari açık görünümünde belirgin bir rahatlama anlamına geliyor. Boğazın açılmasıyla taşımacılık sigorta primlerinin normalleşmesi, dolaylı olarak ithalat maliyetlerini ve manşet enflasyonu aşağı çeken bir kanal yaratabilir. Ancak müzakerenin çökmesi senaryosunda da yön hızlıca tersine dönebilir; nitekim Nisan sonunda görüşmelerin sekteye uğraması üzerine Brent kısa sürede 108 doları aşmıştı.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Pazartesi günü Lübnan'daki Hizbullah'a yönelik saldırıların yoğunlaşacağını açıkladı; İsrail ordusu Bekaa Vadisi ve diğer bölgelerde altyapı hedeflerine vurduğunu duyurdu. Bu cephe, ana müzakere masasının dışında ikincil bir risk başlığı olarak izleniyor. Piyasalar önümüzdeki günlerde Doha'dan gelecek imza sinyali, Hürmüz'deki gemi geçiş istatistikleri ve İran zenginleştirilmiş uranyum stoğunun akıbetine ilişkin açıklamaları takip edecek. Trump'ın Truth Social paylaşımındaki "ya büyük bir anlaşma ya da hiçbir anlaşma" söylemi, piyasanın ikili senaryoya hapsedildiğini gösteriyor.




