ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Washington ile Tahran arasındaki müzakereler sürerken İran ile anlaşma sağlanamazsa askeri saldırıların yeniden başlatılabileceğini açıkladı. Hegseth Cumartesi günü Singapur'daki Shangri-La Diyaloğu'nda konuştu ve gerekirse harekata yeniden başlama kapasitelerinin fazlasıyla hazır olduğunu söyledi. Bakan, mühimmat stoklarının hem bölgede hem dünya genelinde bu ihtimal için yeterli düzeyde bulunduğunu vurguladı.
Hegseth, ABD'nin İran cephesindeki gerilime rağmen Asya-Pasifik bölgesine sırtını dönmediğini, iki cepheyi aynı anda yönetebileceklerini belirtti. Bakan, savunma sanayi üssünü güçlendirdiklerini ve operasyon planlarını desteklemek için mühimmat üretimini birkaç katına çıkardıklarını ifade etti.
Müzakere masasında kritik eşik
Pentagon başkanı, Başkan Donald Trump'ın "sabırlı" davrandığını ve İran'ın nükleer silah edinmesini engelleyecek kapsamlı bir anlaşmayı hedeflediğini aktardı. Trump'ın Cuma günü, Nisan başında sağlanan ateşkesi 60 gün daha uzatma önerisini görüşmek üzere müzakerecilerle bir araya geleceği bildirildi. Bu hamle, çatışmaya kalıcı son verme arayışının diplomatik patikaya kaydığını gösteriyor; ancak askeri seçeneğin masada tutulması, sürecin tek katalistten değil ikili baskı stratejisinden beslendiğine işaret ediyor.
ABD ve İsrail tarafından 28 Şubat'ta başlatılan savaş, başta İran ve Lübnan'da olmak üzere binlerce kişinin ölümüne yol açtı. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması ise enerji fiyatlarını yukarı taşıyarak küresel ekonomide baskı yarattı.
Stratejik risk ve Türkiye köprüsü
Tarihsel olarak İran müzakereleri piyasalar için keskin bir belirsizlik kaynağı olmuştur. 2015'teki nükleer anlaşma sürecinde diplomatik ilerleme petrol fiyatlarında gevşeme getirirken, bu kez denklemi farklılaştıran unsur Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapalı olması. Küresel ham petrol akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu koridor, anlaşma ihtimaliyle açılış riski arasında gidip gelen bir fiyat dinamiği yaratıyor.
Enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye için bu denklem doğrudan cari denge görünümüyle bağlantılı. Hürmüz kaynaklı arz endişesi enerji faturasını yukarı çekerken, olası bir ateşkes uzatması ve normalleşme cari açık baskısını hafifletebilecek potansiyel taşıyor. Bu nedenle Ankara açısından kritik takip değişkeni, çatışmanın seyrinden çok boğazın işlerlik durumu olarak öne çıkıyor.
Piyasa etkisi izleniyor
Hegseth'in açıklamaları, jeopolitik risk primi ile diplomatik iyimserlik arasındaki kırılgan dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı. Enerji fiyatlarındaki yönün, ateşkes uzatma görüşmelerinin sonucu ve Hürmüz'ün durumu üzerinden şekilleneceği değerlendiriliyor.




