Global piyasalar, ABD'nin enflasyon ve istihdam verilerine odaklanmış durumda. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Eylül ayındaki toplantısında beklenen faiz indirimleri, piyasa hareketlerini belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum, ana para birimlerinin durgun bir seyir izlemesine neden oluyor.

Banka ve holding hisselerinde ne yapmalı? Banka ve holding hisselerinde ne yapmalı?

ABD'de Nisan ayı istihdam raporunun beklentilerin altında kalması ve Fed politikası sonrası, piyasalar Eylül ayında başlaması beklenen faiz indirimlerine odaklandı. CME'nin FedWatch Tool'una göre, piyasalar %61,2 ihtimalle yaklaşık 50 baz puanlık bir indirim öngörüyor. Ancak, Fed yetkililerinin faiz oranlarının yeterlilik durumu üzerine yaptığı açıklamalar, piyasa görüşlerinde farklılıklara yol açtı. Son tüketici enflasyonu tahminleri, enflasyonun düşüş hızının azaldığına işaret ediyor, bu da fiyat baskılarını azaltma çabalarını zorlaştırabilir. Ekonomik yavaşlama işaretleri, yatırımcıların enflasyonun kalıcılığını değerlendirme çabalarını artırıyor.

Ekonomik Göstergeler ve Piyasa Reaksiyonları 

Bu hafta açıklanacak üretici fiyat endeksi (ÜFE) ve tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) gibi önemli enflasyon göstergeleri, piyasaların reaksiyonunu şekillendirecek. Fed Başkanı Jerome Powell'ın da bu veriler ışığında yapacağı değerlendirmeler merak konusu. Dolar endeksi, büyük para birimleri karşısında stabil bir seyir izlerken, Euro ve Sterlin sabit kaldı. Yen, Japonya'daki müdahale spekülasyonları arasında değer kaybetti. Çin yuanı ise yerel ekonomik verilerle düşük seviyede sabit kaldı.

Piyasa katılımcıları, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimine yönelik net sinyaller aramakta. Bu durum, önümüzdeki haftalarda global para piyasalarında volatilitenin artmasına neden olabilir. Önemli ekonomik göstergelerin ve merkez bankası politikalarının piyasalar üzerindeki etkisi, yatırımcı kararlarını doğrudan etkileyecek.

Editör: Halit Alptekin