A1 Capital tarafından yayımlanan değerlendirmede, 2025 yılında emtia piyasalarında değerli ve endüstriyel metallerin öne çıktığı, enerji ve bazı tarım ürünlerinin ise zayıf bir görünüm sergilediği belirtildi. Piyasalardaki bu ayrışmanın, küresel ekonomik ve jeopolitik gelişmelerle birlikte önümüzdeki dönemde de yakından izleneceği ifade edildi.
Raporda, değerli metallerin yıl genelinde emtialar arasında en güçlü performansı gösterdiği aktarıldı. Gümüş, birçok büyük hisse senedi endeksi ve para biriminden daha iyi bir performans sergilerken, altının ekonomik ve jeopolitik risklerin etkisiyle rekor seviyelere ulaştığı kaydedildi.

Endüstriyel metallerde güçlü seyir
A1 Capital değerlendirmesinde, endüstriyel metallerin de 2025’te güçlü kazanımlar elde ettiği vurgulandı. Londra Metal Borsası’nda bakırın 12.960 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarak yıl genelinde yüzde 44 artış kaydettiği belirtildi. Zayıflayan ABD doları, yapay zeka ve yenilenebilir enerji kaynaklı talep ile maden üretimindeki aksamaların bu yükselişte etkili olduğu aktarıldı.
Myanmar’daki tedarik sorunları ve Endonezya’dan gelen arzın daralmasıyla kalay fiyatlarının yükseldiği, Çin’in eritme kapasitesine getirdiği sınırlamalar ve enerji dönüşüm teknolojilerinden gelen talep artışıyla alüminyumun yüzde 17 değer kazandığı ifade edildi. Dalian Emtia Borsası’nda işlem gören demir cevherinin ise Çin’de ham çelik üretimindeki düşüşe rağmen güçlü talep sayesinde destek bulduğu aktarıldı.
Tarım ve enerji ürünlerinde zayıf görünüm
Raporda, 2025’in en fazla değer kaybeden emtiasının kakao olduğu ve fiyatların yıl genelinde yüzde 48 gerilediği belirtildi. Küresel arzın artmasıyla birlikte buğday ve mısır fiyatlarının da düşük seyrettiği ifade edildi. Malezya’da palmiye yağı fiyatlarının bol arz nedeniyle yüzde 9 düştüğü, Tayland’da ise hava koşullarının iyileşmesine rağmen zayıf lastik talebi nedeniyle kauçuk üretiminin yüzde 9 azaldığı aktarıldı.
Petrol fiyatlarında düşüş
A1 Capital değerlendirmesinde, petrol piyasalarının 2025 yılına jeopolitik gelişmelerin etkisiyle güçlü başladığı ancak yılın devamında arz artışı ve küresel talep endişeleriyle gerilediği kaydedildi. OPEC+’ın Nisan ayından bu yana piyasaya günlük yaklaşık 2,9 milyon varil petrol sunduğu, 2026’nın ilk çeyreği için ise üretim artışlarını durdurma kararı aldığı hatırlatıldı.
Brent petrol fiyatlarının 2025’te yüzde 10’un üzerinde düşüş kaydettiği, vadeli işlemlerin yaklaşık yüzde 18 gerileyerek art arda üçüncü yıl kayıp yaşama eğiliminde olduğu aktarıldı.




