Brent petrol fiyatları Çarşamba günü sınırlı hareket gösterirken, 2026 yılına yönelik arz fazlası beklentisiyle yıllık bazda yüzde 15’i aşan düşüşe yöneldi. Piyasalarda, OPEC+ üretim politikaları ve jeopolitik gelişmelerin fiyatlama üzerindeki etkisinin önümüzdeki dönemde izleneceği bir süreç öne çıkıyor.

Brent petrolün Mart vadeli kontratı, TSİ 07.51 itibarıyla 11 sent artışla 61,44 dolar seviyesinde işlem gördü. Brent, 2020’den bu yana en büyük yıllık yüzdesel düşüşünü kaydederek yaklaşık yüzde 18 gerilerken, art arda üçüncü yılı da kayıpla kapatmaya hazırlanıyor.

ABD Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) ise 11 sent artışla 58,06 dolara yükseldi. WTI cephesinde yıllık düşüş oranı yüzde 19 seviyesine yaklaştı. LSEG verilerine göre, her iki gösterge için 2025 ortalama fiyatları 2020’den bu yana en düşük düzeylerde bulunuyor.
2026 yılına girerken Brent petrol fiyatları, OPEC+ üretim kararları ve küresel arz fazlası beklentileriyle baskı altında seyrediyor.

Arz fazlası beklentisi fiyatları baskılıyor

BNP Paribas emtia analisti Jason Ying, arz artışının normalleşmesi ve talebin yatay seyretmesi beklentisiyle Brent petrolün ilk çeyrekte varil başına 55 dolara kadar gerileyebileceğini, 2026’nın geri kalanında ise 60 dolar seviyelerine toparlanabileceğini belirtti. Ying, ABD’li kaya petrolü üreticilerinin yüksek seviyelerde hedge yapabilmesinin arzı daha istikrarlı hale getirdiğini ifade etti.

OPEC+ kararları izleniyor

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefikleri, Nisan ayından bu yana piyasaya günlük yaklaşık 2,9 milyon varil ilave arz sağladıktan sonra, 2026’nın ilk çeyreği için planlanan üretim artışlarını durdurma kararı aldı. Bir sonraki OPEC+ toplantısı 4 Ocak’ta gerçekleştirilecek.

Bakır fiyatları son 16 yılın en güçlü yıllık kazancına ilerliyor
Bakır fiyatları son 16 yılın en güçlü yıllık kazancına ilerliyor
İçeriği Görüntüle

Uluslararası Enerji Ajansı, 2026’da arz fazlasını günlük 3,84 milyon varil olarak öngörürken, Goldman Sachs bu rakamı günlük 2 milyon varil seviyesinde tahmin ediyor. Morgan Stanley, fiyatlarda belirgin bir düşüş yaşanması halinde OPEC+’ın yeni üretim kesintilerini gündeme alabileceğine işaret ediyor.

Jeopolitik riskler denge unsuru olmaya devam ediyor

Petrol piyasaları, ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları, Ukrayna’daki savaşın enerji altyapısına etkileri ve İran-İsrail gerilimi gibi gelişmelerle zaman zaman destek buldu. Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri ve Orta Doğu’daki çatışmalar, arz kesintisi ihtimalini gündemde tutuyor.

Buna karşın, OPEC+’ın üretim artışlarını hızlandırması ve ABD gümrük vergilerinin küresel büyüme ile yakıt talebi üzerindeki etkilerine yönelik endişeler, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.