Cumhurbaşkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile AK Parti ekonomi kurmayları, emeklilik sistemindeki yapısal sorunları çözmek üzere kapsamlı bir koordinasyon süreci başlattı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde kurulan özel komisyon; düşük prim ödeyenler ile yüksek prim ödeyenler arasındaki maaş makasını daraltacak, katsayı adaletsizliğini giderecek ve tüm emekli gruplarını tek bir zam potasında eritecek formüller üzerinde yoğunlaşıyor.
Prim ve maaş korelasyonu yeniden kuruluyor
AK Parti kurmaylarından edinilen bilgilere göre, mevcut sistemde düşük prim ödemiş çalışanlar ile yüksek primle sistemde kalmış emekliler arasındaki maaş farkının kapanması, sistemin teşvik edici özelliğini zayıflatıyor. Vatandaşlardan gelen geri bildirimler doğrultusunda, ödenen prim miktarı ve süresine göre maaşların rasyonel bir hiyerarşiye oturtulması planlanıyor. Bu düzenleme ile "en düşük emekli maaşı" gibi geçici sübvansiyon mekanizmalarına duyulan ihtiyacın ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Ortak zam ve sistem birliği
Mevcut dönemde SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensuplarına uygulanan farklı zam oranları, sistem içindeki en büyük huzursuzluk kaynaklarından biri olarak görülüyor. Hazırlanan taslak, tüm emeklilere enflasyon ve büyüme verileri ışığında ortak bir artış oranı verilmesini öngörüyor. Bu adımın, sosyal güvenlik sistemindeki çok parçalı yapıyı sadeleştirerek kurumsal birliği güçlendirmesi bekleniyor.
2026 ikinci yarısı ve vatandaşlık maaşı
Reformun tam anlamıyla hayata geçirilmesi için ekonomik programın hedeflerine ulaştığı 2027 yılı işaret edilse de, 2026 yılının ikinci yarısından itibaren kademeli iyileştirmeler gündemde. Özellikle dar gelirli kesimi korumayı amaçlayan "vatandaşlık maaşı" uygulamasının bu süreçte bir ara formül olarak devreye alınabileceği, sosyal yardım ve emekli maaşı dengesinin bu modelle kurulabileceği belirtiliyor.
Mevcut %30,65 enflasyon verisini makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Emeklilik sisteminde planlanan bu dönüşüm, Türkiye'nin mali disiplin hedefleri ve aktüeryal dengesi açısından kritik bir eşiği temsil ediyor. Yıllık enflasyonun %30,65 seviyesindeki direnci, emekli maaşları üzerindeki reel baskıyı artırırken; farklı zam oranlarının uygulanması sistemik risk noktalarını tetiklemektedir. Endeks24 Analiz Masası'nın rasyonalize ettiği verilere göre, prim-maaş ilişkisinin metodolojik bir zemine oturtulması, kayıt dışı istihdamı azaltacak en güçlü yapısal direnç kırıcı olacaktır.
Reformun 2027 yılına projekte edilmesi, bütçe üzerindeki likidite yükünün yönetilmesi stratejisini yansıtmaktadır. Ancak enflasyondaki yukarı yönlü katılık, 2026'nın ikinci yarısında beklenen "vatandaşlık maaşı" hamlesini bir seçenekten ziyade zorunluluk haline getirmektedir. Bu hamle, hem taban aylıkların bütçe üzerindeki baskısını hafifletecek hem de sosyal güvenlik sistemini "katkı payı" odaklı bir büyüme modeline geri döndürecektir. Reformun başarısı, 2027 projeksiyonlarında hedeflenen tek haneli enflasyon rotasına geri dönüş hızıyla doğrudan korelasyon içindedir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Sosyal güvenlik sisteminde aktüeryal denge ve 2027 yapısal dönüşüm projeksiyonu
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





