Yatırımcının yıllardır değişmeyen bir kabulü var: döviz her koşulda kazandırır, enflasyonu mutlaka yener. Oysa Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş'ın TÜİK verisine dayanan otuz yıllık reel getiri analizi bunun tersini gösteriyor; 1997'den 2026 haziranına dolar reel yüzde 44, euro reel yüzde 51 değer yitirdi.
Otuz yılın oranları bu algının pek de doğru olmadığını ortaya koyuyor.
Alaattin Aktaş · Ekonomim30 yılda hangi araç reel kazandırdı
Aktaş'ın hesabında son otuz yılın reel getiri şampiyonu, yüzde 515'lik oranla altın oldu. Onu yüzde 91 ile Borsa İstanbul endeksi izledi. Dolar ve euro ise aynı dönemde reel bazda gerileyerek listenin sonunda kaldı. Bu tablo, finansal araçların uzun vadeli performansında yaygın algıların her zaman doğrulanmadığını gösteriyor.
Döviz gerçekten enflasyonu yener mi
Otuz yıllık veri, döviz için "her zaman kazandırır" beklentisini doğrulamıyor. Aktaş'ın analizine göre 1997-2026 arasında dolar reel yüzde 44, euro (2002 öncesi Alman Markı ile hesaplanarak) reel yüzde 51 değer kaybetti. Bu hesap yalnızca kurun nominal artışının Türkiye enflasyonundan arındırılmış halini gösterir; karşı ülkelerin enflasyonunu da içeren reel efektif kur endeksiyle karıştırılmamalıdır.
Aktaş, yüzde 91'lik borsa oranının endeks bazında hesaplandığını, bu nedenle çok genel bir ortalama olarak okunması ve tek tek hisse değerlendirmelerine ölçü alınmaması gerektiğini de vurguluyor. Uzun vadede sabreden yatırımcı için çok daha yüksek kazançlar da, ciddi kayıplar da mümkün.
Mevduat neden son 10 yılda eridi
Türk lirası mevduatın hikâyesi ise dönemden döneme keskin biçimde değişiyor. Analize göre 1997-2006 arasında mevduat reel yüzde 99 ile açık ara zirvedeydi; 2007-2016 arasında reel getiri yüzde 36'ya indi. 2017'den 2026 haziranına kadar geçen dönemde ise TL mevduat reel yüzde 60 kaybettirdi, yani 2016 sonunda 100 lira olan birikim reel olarak 40 liraya geriledi.
Bu son dilimdeki kaybın arkasında, 2021 sonrasında politika faizinin düşürülmesiyle mevduat faizinin yüksek enflasyonun belirgin biçimde gerisinde kalması yer alıyor. Oranların brüt faiz üzerinden hesaplandığı, stopaj düşüldüğünde reel kaybın daha da büyüdüğü de not ediliyor.
Tablonun ana mesajı, uzun vadede tek bir araca yaslanmanın riskli olabileceği yönünde. Bununla birlikte söz konusu oranlar geçmiş döneme aittir ve gelecekteki getiriler için garanti oluşturmaz; ayrıca konut ve arsa gibi finansal olmayan varlıklar bu hesaplamanın dışındadır.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.




