Brent petrol 28 Ağustos’ta 88 dolar çevresine çekilirken piyasa iki karşıt arz sinyalini aynı anda fiyatlıyor. Hürmüz üzerinden Körfez ihracatının savaşın ilk aylarındaki dip seviyelerden belirgin biçimde toparlanması fiyat üzerindeki baskıyı artırıyor, ancak akışın hâlâ normalin altında kalması ve Rus enerji altyapısına yönelik saldırılar düşüşü sınırlıyor.
Brent 88,31 dolar/varil seviyesinde işlem görürken günlük kayıp yaklaşık yüzde 0,2 oldu. Haftalık düşüş ise yüzde 5’i aşarak iki haftalık yükseliş serisinin sona ermesine işaret etti. Fiyatın aşağı yönünde en güçlü katalizör, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş düzenini yeniden işler hale getirmeye dönük diplomatik temasların ilerlemesi ve Körfez’den ham petrol çıkışının artması.
Hürmüz’de akış toparlanıyor ama normalleşme tamamlanmadı
Körfez’den toplam ham petrol ihracatının günlük 15-16 milyon varil bandına yükseldiği hesaplanıyor. Bu seviye mart ayında görülen 5-6 milyon varillik dip noktanın yaklaşık üç katına karşılık geliyor. Buna rağmen mevcut akış savaş öncesindeki düzeyin hâlâ günlük yaklaşık 7-8 milyon varil altında bulunuyor.
Bu fark, petrolde risk priminin neden tamamen çözülmediğini açıklıyor. Piyasa bir taraftan Hürmüz’de daha fazla geminin geçiş yapmasını ve İran ile Umman arasında oluşturulmaya çalışılan yeni seyrüsefer düzenini fiyatlıyor, diğer taraftan tam açılmanın takvimine ilişkin belirsizliği koruyor. Tahran’ın varılan düzenlemenin boğazın derhal ve tamamen açılması anlamına gelmediğini vurgulaması da bu temkinli fiyatlamayı destekliyor.
Hürmüz’deki diplomasi kaynaklı gerilemenin önceki aşaması, Brent’in 85 dolar bandına indiği fiyatlamada da öne çıkmıştı. Son iki günde fiyatın yeniden 88 dolar çevresine yükselmesi, arz rahatlamasının tek başına kalıcı bir düşüş yaratmaya yetmediğini gösteriyor.
Brent’te mevcut denge, “arz geri dönüyor” fiyatlaması ile “arz hâlâ kırılgan” riskinin kesişiminde oluşuyor. Hürmüz’deki toparlanma fiyatı aşağı iterken, eksik kalan Körfez akışı ve Rusya kaynaklı kesinti riski jeopolitik primi tamamen söndürmüyor.
Rus enerji altyapısı ikinci arz riskini oluşturuyor
Orta Doğu’daki diplomatik rahatlamanın karşısında Rusya-Ukrayna savaşı yeni bir arz başlığı açıyor. Ukrayna’nın Rus rafinerileri ve limanlarına yönelik saldırılarının sürmesi, ham petrol ve işlenmiş ürün ihracatında kesinti riskini artırdı. Rusya’nın iç piyasadaki sıkışıklık nedeniyle dizel ihracatına yönelik kısıtlamaları uzatmaya hazırlanması da rafineri tarafındaki baskının yalnız geçici bir hasar olmadığını gösteriyor.
Bu gelişmeler Brent açısından Hürmüz kaynaklı rahatlamayı kısmen dengeliyor. Küresel petrol piyasası yalnız Orta Doğu’daki deniz yolunu değil, Rusya’nın rafineri kapasitesini ve ürün ihracatını da aynı anda izlemek zorunda kalıyor. Böylece arz tarafındaki risk tek bir bölgeye bağlı olmaktan çıkıyor.
İran diplomasisi fiyatın yönünü belirleyecek
Kısa vadede Brent’in yönü, Hürmüz’den geçen fiziksel petrol miktarının ne kadar hızlı artacağına bağlı olacak. İran ile Umman arasındaki temasların daha geniş bir geçiş anlaşmasına dönüşmesi ve Körfez ihracatının savaş öncesi seviyelere yaklaşması halinde risk priminin bir bölümü daha çözülebilir.
Buna karşılık ABD ile İran arasındaki siyasi temasların ilerlememesi, yeni yaptırımlar veya boğazdaki güvenlik olayları fiyatı yeniden yukarı çevirebilir. Rus rafineri ve limanlarına yönelik saldırıların büyümesi de aynı yönde ikinci bir şok kanalı yaratıyor. Bu nedenle 88 dolar çevresindeki Brent fiyatı, tam normalleşme değil, arz rahatlaması ile savaş riskinin geçici dengesi olarak okunuyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





