Ons altın, 28 Ağustos'ta 4.600 dolar eşiğinin altına çekildi. Fiyatın kısa vadeli yönünde ABD'de yüksek kalan enflasyon ve faiz artışı ihtimali baskı yaratırken, borç piyasasına ilişkin güven tartışmaları ile jeopolitik riskler geri çekilmeyi sınırlayan karşı ağırlık oluşturuyor.
Altın 4.580 dolar çevresinde işlem görürken günlük kayıp yaklaşık yüzde 0,5'e yaklaştı. Buna karşın değerli metal son bir ayda yüzde 12'nin üzerinde yükselişini koruyor. Bu ayrışma, piyasadaki satışın henüz daha geniş bir riskten kaçış eğilimini tersine çevirmediğini, yatırımcıların daha çok Fed'in vereceği yeni sinyali beklediğini gösteriyor.
Fed fiyatlaması kısa vadede altının önündeki engel
Temmuz ayında kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin yıllık yüzde 3,7 artması, enflasyonun Fed'in yüzde 2 hedefinin belirgin üzerinde kaldığını gösterdi. Gıda ve enerji hariç çekirdek göstergedeki yıllık artış da yüzde 3,3 oldu. Bu tablo, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği ve yıl bitmeden yeni bir artış görülebileceği beklentisini güçlendirdi.
Vadeli piyasa fiyatlamasında eylül toplantısında faiz artışı olasılığı yaklaşık üçte bir düzeyinde kalırken, yıl sonuna kadar artış ihtimali yüzde 70'in üzerine çıktı. Getiri sağlamayan altın açısından yüksek faiz beklentisi alternatif maliyeti artırdığı için kısa vadede aşağı yönlü baskı yaratıyor. Piyasanın bugünkü ana odağı, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşmasında enflasyon ve faiz patikasına ilişkin kullanacağı ton olacak.
Altın fiyatlamasında PCE verisinin neden kritik hale geldiği, önceki PCE gündeminde de fiyatın üç aylık zirveye yaklaştığı dönemde öne çıkmıştı. Yeni veri sonrasında tartışma, faiz indiriminin zamanlamasından yıl içinde artış ihtimalinin ne kadar güçleneceğine kaydı.
Altındaki mevcut denge iki ayrı fiyatlamanın çarpışmasına dayanıyor: yüksek faiz ihtimali değerli metali aşağı çekerken, dolar ve borç piyasasına yönelik güven kaygıları ile jeopolitik riskler güvenli liman talebini destekliyor.
ABD borç piyasası altına ikinci bir destek kanalı açtı
ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvillerde likiditeyi artırmak amacıyla geri alım operasyonlarının büyüklüğünü en az iki katına çıkarma kararı, piyasalarda borç piyasasının işleyişi ve doların uzun vadeli görünümü üzerine yeni bir tartışma başlattı. Program kapsamında 10-20 yıl ve 20-30 yıl vadeli tahvillerde işlem başına azami geri alım tutarı 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara yükseltilecek.
Kararın teknik amacı uzun vadeli tahvil piyasasında likidite desteğini güçlendirmek olsa da piyasa fiyatlamasında daha geniş mali görünüm ve doların satın alma gücüne ilişkin endişeler de öne çıktı. Doların zayıfladığı dönemlerde altının dolar dışı para birimleriyle alım maliyeti düşerken, değer saklama aracı talebi de güçlenebiliyor. Bu kanal, Fed kaynaklı faiz baskısına rağmen altının aylık kazancını korumasında etkili olan unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Jeopolitik risk güvenli liman talebini canlı tutuyor
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta enerji ve lojistik altyapısını hedef alan saldırıların yeniden yoğunlaşması, küresel risk primini yüksek tutuyor. Rus rafinerilerine yönelik saldırılar yakıt arzı üzerinde baskı yaratırken, Rusya'nın Ukrayna'daki enerji ve sanayi tesislerine yönelik saldırıları da gerilimin kısa vadede belirgin biçimde azalmadığına işaret ediyor.
Orta Doğu'da diplomatik temaslar sürse de enerji arzı ve bölgesel güvenlik riski tamamen ortadan kalkmış değil. Bu nedenle jeopolitik başlıklar altını sürekli aynı yönde hareket ettiren tek başına bir neden olmaktan çok, Fed ve dolar kaynaklı satışların derinleşmesini sınırlayabilecek bir güvenli liman tabanı oluşturuyor.
Kısa vadede yönü belirleyecek kritik eşik Warsh'ın mesajı olacak. Enflasyonla mücadelede daha sert bir duruş ve faiz artışına açık kapı bırakılması altın üzerindeki baskıyı artırabilir. Buna karşılık para politikasında daha temkinli bir ton, doların zayıflaması veya jeopolitik risklerin büyümesi 4.600 doların altındaki geri çekilmeyi yeniden alım talebiyle karşılaştırabilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





