Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül 2026’da yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunu tasfiyeye aldığında hedef, sorunu borsanın geri kalanından yalıtmaktı. İki haftanın sonunda tablo bunun henüz başarılamadığını gösteriyor: BIST 100, 25 Eylül’ü 12.899,35 puandan kapatarak kriz günü olan 16 Eylül’deki 13.122,58 puanlık kapanışın da yüzde 1,70 altına indi.
Kriz, küçük yatırımcı cephesinde de büyük. SPK’nın Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına dayanan SPK’nın 23 Eylül tarihli yatırımcı sayısı açıklamasına göre tasfiye edilen fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy şirketlerinin fonları TEFAS’ta işleme kapalı, tasfiye süresi ise 3 aydan 6 aya uzatıldı. Borsa İstanbul’un bu krizden nasıl çıkacağı sorusu, önümüzdeki altı ayın tasfiye takvimiyle birebir örtüşüyor.
Endeks kriz günü kapanışının altında
Satış dalgası 16 Eylül’de BIST 100’ü tek seansta yüzde 5,54 düşürdü ve endeksi 13.892,30’dan 13.122,58 puana indirdi. Endeks o haftayı yüzde 8,18 kayıpla 13.284,42 puanda tamamladı. İkinci haftada panik satışı yerini yavaş aşınmaya bıraktı: 22 Eylül’deki yüzde 1,04’lük kayıpla BIST 100’de fon krizi sonrası yeniden artan satışlar gündeme gelirken endeks haftayı yüzde 2,90 düşüşle kapattı.
Endeks24 hesaplamasına göre BIST 100, krizden önceki son cuma kapanışı olan 11 Eylül’deki 14.467,25 puana kıyasla yüzde 10,84 değer kaybetti. İki hafta boyunca bir tepki yükselişi denendi, ancak 17 Eylül’deki 13.509,76 puan sonraki seanslarda korunamadı. Endeksin kriz gününün de altına inmesi, tasfiye kararının ilk şoku durdurduğunu fakat fiyatlamanın henüz bir taban bulmadığını gösteriyor.
Devlet refleksi hızlı, kapsam geniş
Resmi müdahalenin hızı tartışma dışı. SPK fonları aynı hafta işleme kapattı, tasfiye için kamu bankalarını devreye aldı: Tera Portföy fonlarında Türkiye İş Bankası, diğer altı şirketin fonlarında Ziraat Bankası görevlendirildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 18 Eylül’de 2.038 fondan 131’inin tasfiye edildiğini belirterek sorunun sınırlı kaldığını savundu ve Emlak Katılım’ın Katılımevim ile Birevim’i satın alma sürecini başlattığını açıkladı.
Yargı ayağı da genişliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Pusula Holding ve Pusula Portföy yöneticilerinin hesaplarından İsviçre’deki bir hesaba 15 milyon dolar ve 25 milyon euro transfer edildiğini tespit ettiğini açıkladı; Pusula Holding, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım’ın para ve kripto varlık hareketlerinin incelenmesi için MASAK’a yazı gönderildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek 22 Eylül’de, SPK’nın Katılımevim, Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki piyasa dolandırıcılığı tespitlerine dayanan yeni dalgada 15 şüpheliden 14’ünün yakalandığını duyurdu.
Tutuklama tarafı iki haftada hızla büyüdü. İlk dalgada 4 olan tutuklu sayısı 24 Eylül’de 26’ya, 25 Eylül’de adliyeye sevk edilen şüphelilerden 19’unun tutuklanmasıyla 45’e yükseldi. 25 Eylül akşamı ve 26 Eylül sabahı 6 şüphelinin daha tutuklanmasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada toplam tutuklu sayısı 51’e ulaştı.
Hakimlik kararlarına yansıyan sayılara göre aynı dönemde 7 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı: 24 Eylül’de 3, 25 Eylül’de 2 ve 26 Eylül’de 2 kişi. Soruşturmanın ilk dalgalarındaki adli kontrol kararları ile hiçbir tedbir uygulanmadan serbest bırakılanlara ilişkin kümülatif bir resmi sayı ise açıklanmış değil.
Gürlek 26 Eylül’de 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığının dondurulduğunu, daha önce hiçbir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında da yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildiğini açıkladı. Gürlek’in daha önce duyurduğu 51 kişilik yasakla birlikte, Endeks24 hesabına göre yurt dışı çıkış yasağı uygulanan kişi sayısı 88’e çıktı. Tedbirler devir, satış, ipotek, yüksek tutarlı nakit çekimi ve EFT gibi malvarlığını azaltan işlemleri kapsıyor. Bakan, soruşturmanın temel amacını suç konusu değerlerin kaçırılmasını önlemek ve mağdurların haklarına kavuşmasını sağlamak olarak tanımladı.
Hız güveni tek başına geri getirmiyor
Endeks24’ün değerlendirmesi şu: ilk iki haftada atılan adımlar krizin yayılmasını durdurmaya dönüktü ve bu işlevi büyük ölçüde gördü. Güvenin geri dönmesi ise başka bir soruya bağlı; yatırımcı parasına ne zaman, hangi fiyattan ve ne kadarına ulaşacak. Bu sorunun resmi bir takvimi henüz yok. Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun notuna göre tasfiye fonlarında gerçekleşmiş ve takası bekleyen satışlara satış günü fiyatı uygulanacak; kalan paylar için ödeme modeli, Şimşek başkanlığında 24 Eylül’de başlayan kurumlar arası toplantıların çıktısına bağlı.
İkinci boşluk, erken uyarının neden sonuç vermediği. SPK, düşük dolaşımlı hisselerde ekonomik gerçeklerle açıklanamayan fiyat hareketlerinin uzun süredir izlendiğini duyurdu ve 28 Ağustos’ta Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’de serbest fonların bir şirketin fiili dolaşımdaki paylarında alabileceği pozisyona, dolaşım oranına göre yüzde 2 ile yüzde 8 arasında sınır getirdi. Kural doğru yöndeydi, fakat birikmiş pozisyonları gevşetecek geçiş süreci likidite sıkışmasıyla çakıştı. Şimşek’in “nitelikli yatırımcı olmasalar dahi” vurgusu da serbest fon mimarisinin sahada küçük yatırımcıya kadar uzandığını gösteriyor.
Güvenin geri dönmesi için beş test
Endeks24 analizine göre piyasanın krizden çıktığını söylemek için beş somut gelişmeyi izlemek gerekiyor. Birincisi, ilk ödemenin tarihi ve oranının resmi olarak ilan edilmesi. Tasfiye süresinin uzatılması satış baskısını azaltır, ancak ödeme görünürlüğü olmadan bekleyen yatırımcının belirsizliğini de uzatır. İkincisi, tasfiye edilen fonların portföy dökümü ve değerleme esaslarının fon bazında açıklanması; 455 bin kişilik bir mağdur kitlesinde şeffaflık, piyasa söylentisine karşı en etkili araç.
Üçüncüsü, malvarlığı tedbirlerinin iadeye dönüşeceği hukuki yolun netleşmesi. Dondurulan varlık ile yatırımcıya ödenen para arasındaki köprü kurulmadıkça tedbir haberleri fiyatlamaya sınırlı yansır. Dördüncüsü, düşük dolaşımlı hisselerde fiyat oluşumuna dönük kalıcı düzenleme: fon yoğunlaşması, kredili işlem ve fiili dolaşım eşikleri tek bir çerçevede ele alınmadıkça benzer yapılar başka araçlarla yeniden kurulabilir.
Beşincisi, sorumluluk zincirinin tamamının incelenmesi. Portföy yöneticisinin yanında saklayıcı, bağımsız denetim ve fon dağıtım kanallarının bu yapıyı neden durdurmadığı sorusu yanıtlanmadıkça yatırımcı, sistemin denetim katmanlarına güvenmekte zorlanacak. Bu beş testten bugüne kadar yalnız yargı tarafındaki tedbir adımı somut ilerleme kaydetti.
Beklentiler bugün hangi düzeyde
Resmi taraf mesajını netleştirdi. Şimşek, tasfiye sürecinin borsayı baskı altına alacak çerçevede olmayacağını ve piyasanın yüzde 90’ında sorun bulunmadığını söyledi. Piyasa fiyatlaması ise daha temkinli: BIST 100’ün kriz günü kapanışının altında kalması, yatırımcının tasfiye takvimini ve soruşturmanın genişleme alanını henüz fiyatlamadığını gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde yön belirleyici üç başlık öne çıkıyor: Şimşek başkanlığındaki toplantılardan çıkacak ödeme modeli, soruşturmanın yeni şirket ve hisselere uzanıp uzanmayacağı ve SPK’nın serbest fon düzenlemesindeki geçiş sürecini nasıl yöneteceği. Altı aylık tasfiye süresi yalnız fon yatırımcısının değil, Borsa İstanbul’un güven sınavının da takvimi olacak.





