LSEG verilerine göre, 2026 yılının ilk üç ayında Birleşik Krallık rüzgar santrallerinden sağlanan güç, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %31 oranında artış gösterdi. Bu rekor üretim, toplam temiz enerji üretimini %16 oranında yukarı çekerken, rüzgarın toplam enerji karmasındaki payını %42’ye taşıdı. Böylece rüzgar enerjisi, %32 paya sahip olan doğal gazı geride bırakarak ülkenin birinci enerji kaynağı konumuna yerleşti.

Orta Doğu krizine karşı enerji kalkanı

İran ile yaşanan çatışmaların küresel enerji arzını bozduğu ve doğal gaz maliyetlerini %74 oranında artırdığı bir dönemde, rüzgar enerjisindeki bu sıçrama Birleşik Krallık için stratejik bir koruma sağladı. Birçok Avrupa ülkesi artan enerji maliyetleriyle sarsılırken, Ada ekonomisi fosil yakıta olan bağımlılığını azaltarak ortalama toptan elektrik fiyatlarını megawatt saat başına 89 Euro seviyesinde tutmayı başardı. Bu rakam, Almanya’daki 101 Euro ve İtalya’daki 137 Euro’luk ortalamaların oldukça altında kaldı.

Fosil yakıt kullanımı sert düştü

Hürmüz krizi sonrası Irak yönünü Türkiye’ye çevirdi
Hürmüz krizi sonrası Irak yönünü Türkiye’ye çevirdi
İçeriği Görüntüle

Temiz enerji üretimindeki rekor, kamu hizmeti şirketlerinin gaz santrallerine olan ihtiyacını %16 oranında azalttı. Mart ayında gaz yakıtlı üretimdeki düşüş %26’ya kadar derinleşerek, enerji şirketlerinin küresel gaz piyasalarındaki aşırı volatiliteden kaçınmasına olanak tanıdı. Uzmanlar, Birleşik Krallık'ın rüzgar odaklı sisteminin, fosil yakıt riskinden kaçmak isteyen diğer ülkeler için bir model oluşturabileceğini belirtiyor.