Türkiye genelinde tasarruf sahiplerinin son haftalarda altın mevduatına yönelmesi, bankacılık sektöründe Türk Lirası’nın ağırlığını zayıflatmaya başladı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 30 Ocak 2026 haftası itibarıyla TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı, önceki dönemlerdeki yüzde 60 üzerindeki seyrinden yüzde 58,4’e geriledi. Bu düşüş, bankaların regülasyon cezalarıyla karşı karşıya kalabileceği bir süreci tetikliyor.
Kamu ve özel bankalarda rasyo baskısı
Veriler, TL mevduat payındaki düşüşün sektör genelinde yayıldığını gösteriyor. Kamu bankalarında pay yüzde 65’ten yüzde 63,3’e, yabancı özel bankalarda ise yüzde 63’ten yüzde 59,5’e geriledi. En keskin düşüşlerden biri ise yerli özel mevduat bankalarında yaşandı; bu bankalarda TL payı yüzde 60 seviyesinden yüzde 56,8’e kadar çekildi. Payın azalmasındaki temel faktör, döviz mevduatı artışından ziyade kıymetli maden hesaplarındaki değerleniş olarak öne çıkıyor.
Yüksek faiz altına yenildi
Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde tutmasına rağmen, bankaların yeni müşterilere yüzde 40’ı aşan faiz oranları sunması TL mevduat çıkışını engelleyemedi. 30 Ocak haftasında TL mevduat bakiyesi haftalık bazda yüzde 2,7 düşerek 16 trilyon 260 milyar lira seviyesine geriledi. Aynı dönemde, gerçek kişilerin kıymetli maden mevduatı parite etkisinden arındırılmış olarak 2026’nın ilk 5 haftasında yaklaşık 10 milyar dolar artış gösterdi.
Bankacılık sektörü bilanço dinamikleri üzerinde uyguladığımız likidite ve makroihtiyati risk modellemeleri, mevduat kompozisyonundaki değişimin banka karlılıkları üzerinde şu kritik başlıkları öne çıkarıyor:
ANALİZ:
Mevcut para politikası seti içinde TL mevduatın toplam içindeki payının yüzde 60 üzerinde kalması zorunluluğu, bankaları mevduat faizlerini yüksek tutmaya zorluyor. Ancak altın fiyatlarındaki dışsal şoklar, bankaların kontrolü dışındaki faktörlerle rasyoları aşağı çekiyor. Bu durumun önümüzdeki süreçte TCMB’den ek muafiyet veya rasyo güncellemesi taleplerini beraberinde getirmesi bekleniyor.
Altın fiyatlarındaki küresel ralli, yurt içinde yerleşiklerin "güvenli liman" algısını pekiştirirken, bankaların TL mevduat tarafındaki "rasyo disiplinini" bozmaktadır. 2026 yılının ilk çeyreğinde gözlemlediğimiz bu kayma, sadece bir tercih değişikliği değil, aynı zamanda bankalar için ek karşılık yükümlülüğü ve operasyonel maliyet riski anlamına gelmektedir. TL mevduat faizlerinin politika faizinin 2-3 puan üzerinde kalmasına rağmen bakiyedeki gerileme, piyasadaki reel getiri beklentisinin altın tarafında kümelendiğini kanıtlıyor.Projeksiyonlarımız, altın fiyatlarındaki yukarı yönlü ivmenin korunması halinde, BDDK ve TCMB’nin "TL payı" kriterlerinde esnekliğe gitme olasılığını masaya taşıyabileceğini işaret etmektedir. Aksi takdirde, bankaların mevduat toplama yarışında faizleri daha agresif yukarı çekmesi, kredi faizlerinde yapısal bir dirence neden olabilir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Altın rallisinin banka rasyoları üzerindeki sistemik baskısı
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım kararlarınızın sadece bu bilgilere dayanarak alınması beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.




