ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’nden (SPR) yapılan ilk ham petrol sevkiyatının Türkiye’ye ulaşması bekleniyor. Reuters’ın aktardığına göre Washington yönetiminin piyasaya açtığı rezervlerden yüklenen tankerler Türkiye’ye doğru hareket etti. Sevkiyatın, ABD ile İran arasında tırmanan gerilim sonrası Hürmüz Boğazı’nda oluşan arz sıkışıklığının hemen ardından gerçekleşmesi enerji piyasalarında dikkat çekti.
ABD yönetimi, yükselen petrol fiyatlarını kontrol altına almak ve küresel arz güvenliğini desteklemek amacıyla stratejik rezervlerden toplam 172 milyon varillik petrolü piyasaya sürme sürecini başlattı. Söz konusu adımın, International Energy Agency koordinasyonunda yürütülen ve toplam 400 milyon varillik küresel rezerv salımını hedefleyen planın parçası olduğu belirtiliyor.
Kpler verilerine göre Yunan bayraklı “North Star” isimli aframax tanker, Teksas’taki Bryan Mound Stratejik Petrol Rezerv Tesisi’nden yaklaşık 680 bin varil ham petrol yükledi. Tankerin mayıs ortasında İzmir Aliağa Limanı’na ulaşması bekleniyor.
Türkiye’ye yönelen ikinci sevkiyatın ise Hong Kong bayraklı “DHT Antelope” tankeriyle gerçekleştirildiği bildirildi. Nisan sonunda Galveston açıklarından yaklaşık 1,1 milyon varil ham petrol yükleyen tankerin ay sonuna doğru Türkiye’ye ulaşmasının planlandığı kaydedildi.
Türkiye enerji tedarik zincirinde yeni pozisyon alıyor
ABD stratejik rezervlerinden yapılan doğrudan sevkiyat, Türkiye’nin enerji tedarik güvenliği açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji arzında çeşitlendirme stratejisini hızlandıran Türkiye’nin, Orta Doğu kaynaklı arz risklerine karşı alternatif tedarik kanallarını genişletme eğilimi güçleniyor.
Aliağa bölgesi son yıllarda rafineri, depolama ve transit enerji ticareti açısından Doğu Akdeniz’in önemli merkezlerinden biri haline geldi. ABD kaynaklı ham petrol akışının düzenli hale gelmesi durumunda Türkiye’nin bölgesel enerji dağıtım merkezi rolünün daha da güçlenebileceği değerlendiriliyor.
Petrol piyasalarında ise stratejik rezerv salımlarının kısa vadede fiyat baskısını sınırlayabileceği gözlemleniyor. Ancak analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik risklerin sürmesi halinde rezerv satışlarının tek başına kalıcı denge sağlamasının zor olabileceğini belirtiyor.




