ABD istihbarat raporları, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’nın tamamını ele geçirme ve eski Sovyetler Birliği’ne ait Avrupa’daki bazı bölgeleri yeniden kontrol altına alma hedeflerinden vazgeçmediğini ortaya koyuyor. Değerlendirmeler, barış müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde bu hedeflerin diplomatik sürece nasıl yansıyacağının izleneceğine işaret ediyor.
Konuya yakın kaynaklara göre raporların en günceli Eylül ayı sonuna ait. Bulgular, ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna’daki barış müzakerecilerinin Putin’in çatışmayı sona erdirmek istediği yönündeki açıklamalarından farklı bir tablo sunuyor.
ABD istihbaratının tespitleri, 2022’de başlayan tam ölçekli işgalden bu yana tutarlılık gösteriyor. Bu değerlendirmeler, Avrupalı liderler ve istihbarat kurumlarının, Putin’in Ukrayna’nın tamamını ve NATO üyeleri dahil eski Sovyet bloğuna ait bazı ülkelerin topraklarını hedeflediği yönündeki görüşleriyle örtüşüyor.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi üyesi Demokrat Mike Quigley, Reuters’a verdiği demeçte, istihbaratın uzun süredir Putin’in daha geniş hedeflere sahip olduğunu gösterdiğini söyledi. Quigley, Polonya ve Baltık ülkelerinin bu risk algısını güçlü biçimde paylaştığını ifade etti.
Rusya, Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20’sini kontrol ediyor. Bu alanlar arasında Donbas bölgesindeki Luhansk ve Donetsk’in büyük bölümü, Zaporizhzhia ve Kherson’un bazı kısımları ile Kırım yarımadası bulunuyor. Putin, Kırım ve dört bölgenin tamamının Rusya’ya ait olduğunu savunuyor.
Kaynaklara göre Trump yönetimi, önerilen bir barış anlaşması kapsamında Kiev’in Donetsk’teki sınırlı bir bölgeden çekilmesi yönünde baskı uyguluyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ve kamuoyunun büyük bölümü bu talebi reddediyor.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, istihbarat raporlarının ayrıntılarına girilmeden, barış görüşmelerinde ilerleme kaydedildiği ve bir anlaşmanın her zamankinden daha yakın olduğu belirtildi. Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ise Rusya’nın daha geniş bir Avrupa savaşından kaçınmaya çalıştığını ve mevcut askeri kapasitenin Ukrayna’nın tamamını ele geçirmeye yeterli olmadığını ifade etti.

Güvenlik garantileri masada
Trump’ın müzakere ekibi, Ukraynalı, Rus ve Avrupalı yetkililerle 20 maddelik bir barış planı üzerinde temaslarını sürdürüyor. ABD’li yetkililer ilerleme sağlandığını belirtirken, özellikle toprak başlığında görüş ayrılıkları devam ediyor.
Berlin’de yapılan görüşmelerde, Ukrayna’nın gelecekteki olası Rus saldırılarına karşı güvenliğinin ABD destekli garantilerle sağlanması konusunda geniş bir mutabakat oluştu. Diplomatlara göre bu garantiler, çoğunluğu Avrupalı güçlerden oluşan birliklerin cephe hattı dışında konuşlandırılmasını ve ABD’nin istihbarat ile hava desteğini kapsıyor.
Zelenskiy, güvenlik garantilerinin kapsamına ilişkin soruların henüz netleşmediğini ifade ederken, Putin’in yabancı asker konuşlandırılmasına karşı tutumunun sürecin belirsizliğini artırdığı belirtiliyor.
Rusya taleplerini sürdürüyor
Putin, yıllık basın toplantısında barış görüşmelerine hazır olduğunu belirtirken herhangi bir taviz sinyali vermedi. Rus lider, sahadaki ilerlemeyi vurgulayarak taleplerinin karşılanması gerektiğini dile getirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya’nın savaşın başındaki hedeflerine ulaşamadığını, ancak mevcut taleplerin nihai amacına ilişkin belirsizliğin sürdüğünü söyledi.




