ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD Sahil Güvenliği’nin Venezuela açıklarında uluslararası sularda bir petrol tankerini durdurduğunu doğruladı. Müdahale, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya giriş ve çıkış yapan yaptırım kapsamındaki tankerler için “tam abluka” ilan etmesinden birkaç gün sonra gerçekleşti. Gelişmenin, bölgedeki petrol sevkiyatları ve yaptırım uygulamalarının seyri açısından nasıl bir süreç doğuracağı izleniyor.
Noem, Sahil Güvenliği’nin daha önce Venezuela’da demirlemiş olan bir tankeri durdurduğunu belirterek, yaptırım altındaki petrolün yasadışı hareketlerinin takip edildiğini açıkladı. Açıklama, ABD’nin Venezuela çevresinde artırdığı askeri varlığın ortasında, son haftalarda bir tankere yönelik ikinci müdahale olarak kayda geçti.

Beyaz Saray ve ABD’li yetkililerden açıklamalar
Cumartesi günü erken saatlerde üç ABD’li yetkili, Reuters’a geminin durdurulduğunu bildirdi. Sahil Güvenlik ve Pentagon, konuya ilişkin soruları Beyaz Saray’a yönlendirdi. Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, durdurulan tankerin yaptırım kapsamındaki petrolü taşıdığını ifade etti.
Kelly, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, geminin sahte bayrakla seyrettiğini ve Venezuela’nın “gizli filosunun” bir parçası olduğunu belirtti. Açıklamada, söz konusu faaliyetlerin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro yönetimini finanse etmeye yönelik olduğu iddia edildi.

Venezuela’dan sert tepki
Venezuela hükümeti, tankerin durdurulmasını “ciddi bir uluslararası korsanlık eylemi” olarak nitelendirdi. Caracas yönetimi, ABD askeri personelinin uluslararası sularda petrol taşıyan bir gemiyi ele geçirdiğini ve mürettebatın zorla alıkonulduğunu savundu.
Venezuela, olayın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere ilgili çok taraflı kuruluşlara ve hükümetlere bildirileceğini açıkladı. Venezuela Petrol Bakanlığı ile devlet petrol şirketi PDVSA ise yorum taleplerine yanıt vermedi.
Tankerin kimliği ve yaptırım tartışması
İngiliz denizcilik risk yönetimi şirketi Vanguard, ele geçirilen geminin Karayip Denizi’nde Barbados’un doğusunda bulunan Panama bayraklı Centuries olduğuna inanıldığını bildirdi. Washington DC merkezli Hughes Hubbard hukuk firmasından ve eski OFAC araştırmacısı Jeremy Paner, geminin ABD tarafından doğrudan yaptırıma tabi olmadığını söyledi.
Paner, yaptırım altında olmayan bir geminin ele geçirilmesinin ABD’nin Venezuela üzerindeki baskıyı artırdığını ve Trump’ın yalnızca yaptırımlı tankerleri hedef alan açıklamalarıyla çeliştiğini belirtti.
Petrol piyasasına yansımalar
Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, Venezuela’ya giren ve çıkan tüm yaptırım kapsamındaki petrol tankerlerine “tam ve eksiksiz bir abluka” emri verdiğini duyurmuştu. İlk tanker müdahalesinden sonra, milyonlarca varil petrol taşıyan bazı gemilerin ele geçirilme riskine karşı Venezuela sularında kaldığı ve fiili bir ambargonun oluştuğu belirtiliyor.
Analistlere göre, bu gelişmeler Venezuela’nın ham petrol ihracatında düşüşe yol açtı. Çin, Venezuela ham petrolünün en büyük alıcılarından biri konumunda bulunurken, uzun süreli bir aksamanın küresel petrol arzı ve fiyatları üzerindeki etkileri yakından izleniyor.




