Savunma ve otomotiv sanayii devi OTKAR, Romanya Milli Savunma Bakanlığı ile yürüttüğü 4x4 zırhlı araç projesindeki gecikmeler nedeniyle toplamda yaklaşık 1,95 milyar TL tazminat ödeyeceğini duyurdu. Şirket tarafından yapılan açıklamada, Aralık 2025 tarihinde tebliğ edilen ödeme taleplerinin yatırımcıları yanıltmamak adına ertelendiği ancak gizliliğin korunamaması sebebiyle bugün kamuoyuyla paylaşıldığı belirtildi.
Yapı Kredi satışları soru işaretleri yaratıyor
Milyar liralık dev faturanın KAP ekranlarına düşmesinden hemen önce, dün gerçekleşen işlemlerde Yapı Kredi Yatırım’ın toplam satışların %59,92’sini tek başına sırtlaması piyasalarda büyük tepki topladı. Yaklaşık 88 bin 622 lotluk bu çıkışın, negatif haberin hemen öncesine rastlaması "bilgi suistimali" tartışmalarını körüklerken OTKAR hisseleri güne taban seviyesinden başladı.
Söz konusu satışların kurumun kendi portföyünden mi yoksa bir müşterisinin emirleri doğrultusunda mı gerçekleştiği henüz bilinmiyor olsa da, zamanlamanın manidarlığı dikkat çekiyor.

Romanya faturasının detayları netleşti
İhale takvimindeki yerel üretim hazırlıklarının tamamlanamaması nedeniyle 1,88 milyar TL, teslimat gecikmeleri için ise 72 milyon TL ödeme yapılacağı kesinleşti. Şirket yönetimi bu tutarların 2025 yılı hakedişlerinden mahsup edilerek giderleştirileceğini açıklarken, projenin devamına ilişkin uyuşmazlıkların çözümüne yönelik müzakerelerin sürdüğünü vurguladı.
Piyasa SPK’dan inceleme bekliyor
Haberin duyurulma zamanlaması ile kurumsal satışların eşleşmesi, yatırımcı nezdinde güven kaybına yol açtı. Aracı kurum dağılımındaki asimetrik yapı ve haberin bir aydan fazla süredir bekletilmiş olması sebebiyle, SPK’nın hem şirket yönetimi hem de dün satış yapan kurumlar nezdinde bir inceleme başlatıp başlatmayacağı merakla takip ediliyor.
OTKAR aracı kurum dağılımı ve KAP verilerinde bilgi asimetrisi şüphesi
BİST genelinde şok etkisi yaratan OTKAR operasyonunda, dün gerçekleşen kurumsal satışların hacmi ve bugün açıklanan 1,95 milyar TL’lik tazminat haberi arasındaki zamanlama manidar bulunuyor.
Hisse senedi piyasalarında "Siyah Kuğu" olarak nitelendirilen Romanya tazminat haberi, OTKAR tahtasında dün yaşanan olağandışı hareketliliğin nedenini ortaya koydu. Aracı kurum dağılımı (AKD) verilerine göre, dün gerçekleşen toplam satışların %59,92 gibi ezici bir çoğunluğu tek bir kurum, Yapı Kredi Yatırım üzerinden piyasaya boşaltıldı. 88 bin 622 lotluk bu çıkışın ortalama 527,51 TL maliyetle gerçekleşmesi, haberin sızdırılmış olabileceğine dair "bilgi asimetrisi" iddialarını güçlendiriyor.

Satışların kurumsal yoğunluğu dikkat çekiyor
Satıcılar tarafında ilk beş kurumun satışların %91,46’sını oluşturması, çıkışın tamamen kurumsal ve organize olduğunu kanıtlıyor. Yapı Kredi’yi %17,56 payla TEB YATIRIM ve %8,59 payla AK YATIRIM takip ederken, bireysel yatırımcıları temsil eden "Diğer" grubunun satış tarafında sadece %8,54’te kalması dikkat çekici bir detay. Alıcı tarafında ise en büyük pay %28,92 ile Bank Of America’da (BofA) olsa da, "Diğer" grubunun %33,02 ile en büyük ikinci alıcı pozisyonunda olması, kurumsal satışların küçük yatırımcı tarafından karşılanmaya çalışıldığını gösteriyor.
Finansal rasyolarda Romanya çatlağı
KAP açıklamasında belirtilen 1,95 milyar TL’lik toplam tazminat tutarı, şirketin 2025 yılı kârlılık projeksiyonları üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Ödemenin 1,88 milyar TL’lik kısmının "bugün" itibarıyla yapılmış olması, şirketin nakit akışında ani bir daralmaya işaret ediyor. Her ne kadar bu tutarların hakedişlerden mahsup edileceği belirtilse de, operasyonel gecikmelerin devam etme riski ve ilave tazminat ihtimali, OTKAR için orta vadeli risk primini yukarı çekiyor.
Yasal erteleme ve etik tartışmalar
OTKAR yönetiminin, Aralık 2025'te tebliğ edilen tazminat taleplerini SPK Özel Durumlar Tebliği çerçevesinde yaklaşık bir ay boyunca "gizli" tutması, yasal bir hak olsa da etik tartışmaları beraberinde getirdi. Gizliliğin "sağlanamayacağı" anlaşıldığı anda yapılan bu açıklama, dün gerçekleşen dev satış hacmiyle birleştiğinde, yatırımcı nezdinde şeffaflık ilkesinin zedelendiği algısını yarattı. Piyasa otoriteleri, bu süreçte gerçekleşen işlemlerin incelenmesi yönündeki baskılarını artırıyor.




