Dünyanın en varlıklı aileleri, portföylerindeki ABD doları ağırlığını yeniden değerlendiriyor. UBS'in yayımladığı 2026 Küresel Aile Ofisi Raporu, artan jeopolitik belirsizlikler ve büyüyen kamu borçlarının zengin ailelerin risk algısını önemli ölçüde değiştirdiğini ortaya koyuyor. Ankete katılan varlıklı ailelerin yaklaşık üçte ikisi, doların rezerv para birimi olarak güveninin yıl içinde zayıflayacağını öngörüyor. Araştırmada, bu ailelerin daha dengeli ve çeşitlendirilmiş varlık dağılımına yöneldiği, özellikle dolar bazlı yatırımlarda temkinli bir tutumun öne çıktığı belirtildi.
Anketin zamanlaması dikkat çekici bir ayrıntı içeriyor. Araştırma ocak ayı ile mart sonu arasında gerçekleştirildi ve bu dönem, doların birçok para birimi karşısında yeniden güç kazanmaya başlamasından önceye denk geldi. Dolayısıyla rapordaki temkinli tablo, doların son toparlanmasını henüz yansıtmıyor.
UBS stratejisti Maximilian Kunkel, anket öncesindeki bir yılda doların değer kaybetmesinin birçok varlıklı aileyi portföyünü gözden geçirmeye ittiğini belirtti. Rapora göre bu ailelerin neredeyse yarısı, farklı varlık sınıflarında ABD dolarına aşırı maruz kaldığı sonucuna vardı.
Portföyler ABD dışına kayıyor
Dolar cinsinden varlıklara maruziyeti azaltma planları, daha geniş bir portföy dönüşümüne işaret ediyor. UBS'e göre varlıklı aileler gelişmekte olan piyasa hisseleri ve altyapı yatırımlarına ağırlık verirken, gayrimenkul varlıklarını azaltmayı planlıyor. UBS yöneticisi Benjamin Cavalli, ailelerin ilk kez Asya Pasifik'te ve sınırlı ölçüde Batı Avrupa'da pozisyon artırmak istediğini gördüklerini söyledi.
Cavalli, bu eğilimin ağırlıklı olarak ABD dışındaki aileleri etkilediğini, ancak dolar dışına yönelme hareketinin sınırlı bir bölümünün ABD merkezli ailelerden de geldiğine dair işaretler bulunduğunu ifade etti.
Gelişmekte olan piyasa hisselerine yönelik artan ilgi, Türkiye'nin de dahil olduğu EM varlık sınıfı açısından stratejik bir izleme başlığı oluşturuyor. Küresel sermayenin dolar dışına ve gelişen piyasalara doğru kademeli kayması, uzun vadede bu ülkelere yönelik portföy akımlarının kompozisyonunu etkileyebilecek bir eğilim olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte rapor, doğrudan ülke bazlı bir tercih sıralaması sunmuyor.
Jeopolitik risk en büyük endişe
UBS raporuna göre jeopolitik çatışmalar, varlıklı aileler için açık ara en önemli endişe başlığı haline geldi. Bu durum aileleri yalnızca varlık dağılımını değiştirmeye değil, servet yönetim faaliyetlerini farklı ülke ve yargı bölgelerine yaymaya da yöneltiyor. UBS bu yaklaşımı "multishoring" olarak tanımlıyor; kavram, servet yönetim faaliyetlerinin birden fazla ülkede ve farklı yasal yapılarda konumlandırılması anlamına geliyor.
Anketin kapsamı ve veriler
Rapor, dünya genelinde 307 varlıklı ailenin servet yönetim yapısıyla yapılan ankete dayanıyor. Araştırmaya katılan ailelerin ortalama net serveti 2,7 milyar dolar olarak açıklandı. Rapor, ultra zengin ailelerin stratejilerinde dolar ağırlığını azaltma, coğrafi çeşitlendirmeyi artırma ve jeopolitik risklere karşı daha esnek yapılar kurma eğiliminin güçlendiğini ortaya koyuyor.




