Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz, Körfez ülkelerinin onlarca yıldır deniz yoluna yasladığı ticaret düzenini sarstı. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ulaştırma ve haberleşme bakanları, sevkiyatların bir anda kesintiye uğrayabileceği bir tabloyla karşılaşınca olağanüstü toplanarak gözlerini demir yoluna çevirdi. Hamlenin arkasında, kısa süre önce Suudi Arabistan ile Türkiye arasında imzalanan ve bölgede geniş yankı uyandıran demir yolu iş birliği var.
Krizin gölgesinde olağanüstü toplantı
Umman resmi haber ajansı ONA'nın aktardığına göre, KİK Ulaştırma ve Haberleşme Bakanları Komitesi'nin 19. olağanüstü toplantısı video konferans yöntemiyle yapıldı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman'ın katıldığı görüşmede, üye ülkeler arasındaki demir yolu bağlantılarının güçlendirilmesi ve bölgesel lojistik entegrasyonun derinleştirilmesi ele alındı.
Bakanlar, ticaret hareketliliğini sekteye uğratabilecek risklere karşı tedarik zincirlerinin nasıl korunacağını değerlendirdi. Kara, deniz ve hava taşımacılığında sürekliliğin sağlanması, mal akışının kesintisiz sürmesi ve kritik sektörlerin desteklenmesi için yeni projelerin geliştirilmesi öne çıkan başlıklar oldu.
Riyad'daki imza bölgeye yön verdi
Körfez'in bu arayışını hızlandıran adım, 9 Haziran'da Riyad'da atıldı. Suudi Arabistan ile Türkiye, ulaştırma ve lojistik iş birliği ile demir yolu sistemleri alanında iki mutabakat zaptı imzaladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun yürüttüğü proje, bölgenin iki büyük ekonomisini ortak bir hat etrafında buluşturmasıyla dikkat çekti.
İmzanın ardından Körfez ülkeleri de kendi demir yolu projelerini geri plana atmamak için çalışmalarını öne aldı. Türkiye'nin Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi hamlelerle yürüttüğü koridor diplomasisi, Körfez başkentlerinde alternatif güzergah arayışının referans noktası hâline geldi.
Hürmüz Boğazı tek bir kapanma riskiyle bile, Körfez ekonomilerinin yıllardır ertelediği kara hattı tartışmasını bir gecede masaya getirdi.
Deniz yolunun kırılganlığı
Bölgenin petrol ve doğal gaz ihracatının büyük bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden geçen deniz yollarına bağlı. Boğazda yaşanan en küçük gerilim bile sevkiyat maliyetlerini ve sigorta primlerini anında yukarı taşıyor. Bu kırılganlık, yıllardır kâğıt üzerinde kalan bölgesel demir yolu ağını yeniden gündemin tepesine oturttu.
Uzmanlara göre kara hattı, deniz yolunun kapasitesini kısa vadede ikame edemese de kriz anında devreye girebilecek bir güvenlik sübabı işlevi görebilir. Körfez ülkeleri için asıl mesele, projeleri kâğıttan sahaya ne kadar hızlı taşıyabilecekleri olacak.





