Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türkiye ekonomisine yönelik 2026 yılının ilk kapsamlı değerlendirmesini paylaştı. Kurum, Türkiye'nin döviz ve yerel para cinsinden uzun vadeli kredi notunu "BB-", kısa vadeli notunu ise "B" olarak sabit bıraktı. Not görünümünün "durağan" olarak korunması, piyasa beklentileriyle uyumlu bir tablo çizdi.
Enerji fiyatları ve bölgesel risk faktörleri
S&P tarafından yapılan açıklamada, not görünümünün korunmasında Türkiye’nin devam eden enerji fiyat şoklarını yönetme kapasitesinin belirleyici olduğu vurgulandı. Özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetleri üzerindeki baskısı notun üzerindeki temel risk unsuru olarak tanımlandı. Ancak yetkililerin uyguladığı sıkı para politikası ve ücret belirleme süreçlerindeki ihtiyatlı duruşun, döviz rezervlerinde ilave bir erimeyi önleyeceği varsayımı kararda etkili oldu.
Açıklamada, çatışmaların yatışacağı ve enerji fiyatlarının dengeleneceği öngörülürken, yurt içi politika bileşiminin "ihtiyatlı" kalmaya devam etmesi durumunda ekonomik etkilerin sınırlı kalacağı ifade edildi. Küresel enerji fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesi ise bu varsayımlar için temel risk faktörü olarak not edildi.
Gelecek dönem projeksiyonları ve not artış şartları
Derecelendirme kuruluşu, Türkiye’nin kredi notunun yükseltilmesi için iki temel şartı öne çıkardı. Türkiye'nin döviz rezervlerinin toparlanma eğilimini sürdürmesi ve Türk lirasına yönelik uzun vadeli güvenin yeniden tesis edilmesi bu şartların başında geliyor. Ayrıca, 2026 ve 2027 projeksiyonlarında enflasyonun tek haneli seviyelere düşürülmesinde kalıcı ilerleme kaydedilmesi durumunda not artışının gündeme gelebileceği bildirildi.
S&P rakamlarını makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
S&P’nin not teyidi, Türkiye’nin 2025 yılında kararlılıkla uyguladığı dezenflasyon programının uluslararası arenadaki "kredibilite onayı" olarak okunmalıdır. Notun BB- seviyesinde sabit tutulması, her ne kadar bir "not artışı" heyecanı yaratmasa da, küresel likidite koşullarının daraldığı ve jeopolitik tansiyonun yüksek olduğu bir konjonktürde "mevcut pozisyonun korunması" stratejik bir kazanımdır.
Modellemelerimiz, S&P’nin enerji fiyatlarına yönelik vurgusunun, Türkiye’nin cari açık dinamikleri üzerindeki doğrudan etkisine işaret ettiğini gösteriyor. Özellikle TCMB’nin rezerv biriktirme hızı ile reel sektörün dış borç çevirme rasyoları, 2026’nın ikinci yarısında not görünümünün "pozitif"e dönmesi için anahtar göstergeler olacaktır. Enflasyonda tek hane hedefi rasyonel bir çıpa olarak raporda yer alsa da, yapısal dirençlerin kırılması için mali disiplinden taviz verilmemesi piyasa güveni açısından kritiktir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Türkiye ekonomisinde dayanıklılık ve not görünümü analizi
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




