Barbadoslu sanatçı Rihanna’nın şirketi, Türkiye’de “RIANNA” ibaresiyle yapılan marka tesciline karşı yürüttüğü hukuk mücadelesinde sonuç aldı. İlk derece mahkemesi, iki ibare arasındaki tek harflik farkın ortalama tüketici açısından karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı değerlendirmesiyle tescilin hükümsüzlüğüne karar verdi.

Karara ilişkin haberlerde, davacı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2012’den beri “Rihanna”, 2015’ten beri ise sanatçıyla özdeşleşen “Riri” ibareleri için marka tescillerine sahip olduğu aktarılıyor. Uyuşmazlığın merkezinde, daha sonra üçüncü bir taraf adına tescil edilen “RIANNA” markası yer aldı.

Tek harf farkı mahkemeyi ikna etmedi

Rihanna’nın şirketi, “RIANNA” ibaresinin tescilli “Rihanna” markasına görsel ve işitsel olarak çok yakın olduğunu, sanatçının küresel tanınırlığı nedeniyle tüketicilerin iki işaret arasında bağlantı kurabileceğini savundu. Davalı taraf ise markanın kırmızı zemin üzerinde başak figürü içerdiğini, “Rianna” sözcüğünün Arapça kökenli olduğunu ve “güzel koku, reyhan, fesleğen” anlamlarına geldiğini ileri sürdü.

Mahkeme bu savunmayı tescili ayakta tutmak için yeterli görmedi. Aktarılan karar gerekçesinde, küçük yazım farkına rağmen işaretlerin birbiriyle ilişkilendirilebileceği, bunun da karıştırılma ihtimali doğurabileceği değerlendirmesi öne çıktı. Böylece davalı adına tescilli “RIANNA” markasının hükümsüzlüğüne hükmedildi.

Türkiye’deki marka korumasının kronolojisi
2012
“Rihanna” ibaresi için Türkiye’de marka tescili bulunduğu aktarılıyor.
2015
Sanatçının “Riri” lakabı için de marka tescili yapıldığı belirtiliyor.
Karar
“RIANNA” ibaresiyle alınan tescil, karıştırılma ihtimali değerlendirmesi sonucunda hükümsüz kılındı.
Kaynak: Yargı kararına ilişkin güncel haberler ve dava aktarımı
endeks24.com

Beyoncé dosyaları benzer hukuki çizgiyi gösteriyor

Rihanna dosyası, küresel ölçekte tanınan sanatçı adlarının Türkiye’de marka olarak tescil edilmesine ilişkin tek uyuşmazlık değil. Beyoncé’nin de adına ilişkin üçüncü kişi tescillerine karşı açtığı davaların Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne kadar taşındığı ve üç dosyada sanatçı lehine verilen kararların onandığı, bir dosyada ise marka sahibinin tescilden vazgeçtiği bildirildi.

Bu iki örnek birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlıkların yalnız adların birebir kopyalanıp kopyalanmadığına değil, tüketicinin işaretler arasında bağlantı kurup kurmayacağına ve tanınmışlığın haksız biçimde kullanılıp kullanılmadığına odaklandığı görülüyor. Rihanna kararının kamuya yansıyan bölümünde ise belirleyici unsur, “RIANNA” ile “Rihanna” arasındaki küçük farkın karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaması oldu.