ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı operasyonların üçüncü haftasında gerilim, sivil altyapı ve küresel enerji arz güvenliğini doğrudan hedef alan bir boyuta ulaştı. Başkan Trump, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen açmaması durumunda ülkenin en büyük elektrik santrallerini imha edeceğini duyurdu. Bu hamleye karşılık İran, bölgedeki tüm ABD müttefiki ülkelerin enerji ve deniz suyunu arıtma tesislerini "geri dönülemez şekilde" yok etmekle tehdit etti.
Enerji sevkiyatında Hürmüz kilidi
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda ulaşım, İran Devrim Muhafızları tarafından fiilen durdurulmuş durumda. Gemi izleme verileri, yalnızca Hindistan ve Pakistan bayraklı bazı tankerlerin geçiş yapabildiğini, gemilerin büyük çoğunluğunun güvenli bölgelerde beklediğini gösteriyor. Tahran yönetimi, enerji altyapısına yönelik bir saldırı durumunda boğazın süresiz olarak kapatılacağını taahhüt etti.
Piyasalarda 48 saatlik saatli bomba etkisi
IG piyasa analistleri, Trump’ın sosyal medya üzerinden verdiği mühleti "piyasaların ortasına bırakılmış bir saatli bomba" olarak tanımlıyor. Petrol fiyatları Cuma günü itibarıyla son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, Avrupa gaz fiyatları sadece bir haftada %35 değer kazandı. Pazartesi sabahı piyasaların açılmasıyla birlikte küresel borsalarda sert satış dalgalarının yaşanması bekleniyor.
Sivil altyapı ve insani kriz riski
İran’ın Körfez ülkelerini hedef alan tehdidi, bölgedeki içme suyu arzını doğrudan risk altına sokuyor. Çöl şehirlerinin su ihtiyacının tamamına yakını deniz suyunu arıtma tesislerinden sağlanırken, bu tesislerin enerjiyle çalışması krizin boyutunu hayati seviyeye taşıyor. Bölgeye sevk edilen ABD Deniz Piyadeleri ve ağır çıkarma araçları, çatışmanın karasal ve geniş kapsamlı bir enerji savaşına evrilebileceğine işaret ediyor.
ANALİZ:
Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor: 28 Şubat’ta başlayan konvansiyonel çatışma süreci, Trump’ın "elektrik şebekesi" mühletiyle birlikte artık bir "altyapı yıpratma savaşına" dönüşmüştür. Enerji arz güvenliğinin doğrudan hedef alınması, sadece petrol fiyatlarını değil, küresel üretim zincirlerindeki enflasyonist baskıyı 2027 projeksiyonlarımızda "kalıcı stagflasyon" riskine taşımaktadır. Hürmüz Boğazı'nın kapalı kaldığı her 24 saat, küresel likidite modellerinde %2,5'lik bir risk primi artışına karşılık gelmektedir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Küresel enerji arzı ve altyapı risk haritası raporuŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





