Türkiye konut piyasasında mayıs ayında dikkat çeken bir yavaşlama yaşandı. TÜİK tarafından açıklanan Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri'ne göre ilk el konut satışları geçen yılın aynı ayına kıyasla %27,9 azalırken, ikinci el konut satışlarında düşüş %32,7'ye ulaştı. Böylece hem yeni hem de mevcut konut stokuna yönelik talepte belirgin bir daralma ortaya çıktı.

Satışlardaki gerileme, konut sektörünün son aylarda karşı karşıya kaldığı finansman koşullarının etkisini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle krediye erişim maliyetlerinin yüksek seyretmesi, konut alım kararlarının ertelenmesine neden olurken, yatırım amaçlı talepte de zayıflama gözleniyor.

Marka Yatırım'da eski başkanın iflas hamlesi sonuçsuz
Marka Yatırım'da eski başkanın iflas hamlesi sonuçsuz
İçeriği Görüntüle

Asıl kritik eşik ise ikinci el piyasasında oluştu. Normal dönemlerde toplam satışların büyük bölümünü oluşturan ikinci el segmentindeki %32,7'lik düşüş, piyasadaki genel talep daralmasının yalnızca yeni projelerle sınırlı olmadığını gösterdi. Bu durum, konut sahiplerinin satış süreçlerinin uzadığına ve alıcı tarafın daha seçici hareket ettiğine işaret ediyor.

İlk el satışlardaki düşüş ise inşaat sektörünün nakit akışı açısından önemli bir risk alanı oluşturuyor. Yeni konut satışları, müteahhitlerin finansal döngüsünde kritik rol oynarken satış hızındaki yavaşlama yeni proje iştahını da etkileyebiliyor.

Talep tarafındaki baskı büyüyor

Konut piyasasında son dönemde fiyat artış hızının yavaşlaması alıcılar açısından olumlu bir gelişme olarak görülse de yüksek kredi faizleri talebin canlanmasını sınırlıyor. Özellikle orta gelir grubunda konut finansmanına erişimin zorlaşması, satış adetlerinde aşağı yönlü baskıyı artırıyor.

Veriler asıl baskının yeni başladığını gösteriyor. Sektör temsilcileri, satış hacmindeki daralmanın devam etmesi halinde kampanya ve alternatif finansman modellerinin daha fazla gündeme gelebileceğini değerlendiriyor.

Piyasanın odağındaki gösterge ilk el satışlar

İlk el konut satışları yalnızca gayrimenkul piyasası açısından değil, inşaat, çimento, demir-çelik ve beyaz eşya gibi bağlantılı sektörler açısından da öncü gösterge niteliği taşıyor. Bu nedenle ilk el satışlarda görülen %27,9'luk gerileme, konut ekosisteminin tamamında büyüme hızının yavaşlayabileceğine yönelik sinyal olarak izleniyor.