ABD ve İsrail ile İran arasında bir ayı geride bırakan çatışmalarda ufukta net bir zaman çizelgesinin bulunmaması, küresel finansal sistemde yapısal bir kırılmaya neden oluyor. Yatırımcılar, Mart ayı boyunca uyguladıkları defansif stratejilere hızla geri dönerek riskli varlıklardan (hisse senetleri) çıkışını hızlandırdı ve sermayeyi ABD doları ile enerji kontratlarına park etmeye başladı.
Tarihin en ağır enerji şoku beklentisi
Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın fiilen kilitlenmesi, piyasa gözlemcileri tarafından tarihin en kötü enerji şoklarından biri olarak tanımlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Körfez petrolüne bağımlı müttefik ülkelerin bu su yolunu açma yükünü üstlenmesi gerektiğine yönelik çağrıları, krizin askeri ve diplomatik olarak kısa sürede çözülemeyeceği endişesini derinleştirdi. Bu durum, Brent ham petrol vadeli işlemlerini varil başına 106 doların üzerine taşıyarak küresel maliyet enflasyonunu tetikledi.
Asya'da çöküş ve Batı piyasalarında kaçış
Artan enerji faturasının büyüme rakamlarını vuracağı gerçeği (stagflasyon), ilk etkisini enerji ithalatına bağımlı Asya piyasalarında gösterdi. Bölgedeki neredeyse tüm borsalar güne kırmızı bölgede başlarken, satış baskısı hızla Batı'ya sıçradı. ABD ve Avrupa hisse senedi vadeli işlemlerinde açılış öncesi %1'i aşan kayıplar kaydedildi. Güvenli liman arayışı ABD tahvillerine yönelik talebi artırırken, uzun "Hayırlı Cuma" tatili öncesi risk almak istemeyen kurumsal yatırımcılar nakde dönüşü hızlandırdı.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





