Küresel enerji ve ticaretin kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nda bir tanker, bilinmeyen mermilerle vuruldu. Olayın, ABD’nin bölgede mahsur kalan ticari gemilere destek planını açıklamasından kısa süre sonra gerçekleşmesi dikkat çekti.

Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), saldırının Birleşik Arap Emirlikleri açıklarında meydana geldiğini ve mürettebatın güvende olduğunu duyurdu. Aynı bölgede artan güvenlik riskleri nedeniyle yüzlerce gemi ve yaklaşık 20 bin denizcinin boğazdan geçemediği belirtiliyor.

200 TL banknotların payı yüzde 61’e çıktı
200 TL banknotların payı yüzde 61’e çıktı
İçeriği Görüntüle

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz’de “kilitli” kalan gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla bir operasyon başlatacaklarını açıkladı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ise operasyonun 15 bin asker, 100’den fazla hava aracı, savaş gemileri ve insansız sistemlerle destekleneceğini bildirdi. Operasyonun temel hedefinin ticari nakliyede “navigasyon özgürlüğünü yeniden tesis etmek” olduğu ifade edildi.

Körfez’de ablukalar ticareti durma noktasına getirdi

İran’ın son iki aydır Körfez’deki sevkiyatları büyük ölçüde engellediği ve bazı gemilere müdahale ettiği belirtiliyor. Bu süreçte ABD de İran limanlarından çıkan gemilere karşı karşı hamleler geliştirdi. Bölgedeki karşılıklı adımlar, küresel enerji akışını doğrudan etkileyen bir deniz trafiği krizine dönüşmüş durumda.

ABD yönetimi, boğaz güvenliğini sağlamak için uluslararası bir koalisyon oluşturma çağrısında bulunurken, operasyonun hangi ülkeleri kapsayacağı ve nasıl uygulanacağına ilişkin detaylar netleşmiş değil.

Diplomasi ve gerilim aynı anda ilerliyor

Jeopolitik cephede ise ABD ile İran arasında dolaylı diplomatik temaslar sürüyor. İran’ın 14 maddelik bir öneri sunduğu ve Washington’un bu öneriye Pakistan üzerinden yanıt ilettiği belirtiliyor. Ancak taraflar arasında nükleer program ve yaptırımlar konusunda temel görüş ayrılıkları devam ediyor.

Piyasa etkisi

Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim, küresel enerji arzı ve lojistik zincirleri üzerinde yukarı yönlü riskleri artırıyor. Dünya petrol ve gaz arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği bu hattaki kesintiler, enerji fiyatlarında oynaklığı artırırken, navlun maliyetleri ve tedarik süreleri üzerinde de baskı yaratıyor.