Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin büyük ölçüde durması, küresel enerji piyasalarında alarm seviyesini yükseltti. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bölgede tırmanan gerilim, petrol arzı başta olmak üzere enerji, ticaret ve lojistik zincirlerinde ciddi baskı oluşturdu. Dünya petrol ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan boğazdaki fiili kapanma, birçok ülkeyi olağanüstü enerji tedbirlerini devreye almaya itti.

Uzaktan çalışma uygulamalarının yaygınlaştırılması, araç kullanımının sınırlandırılması ve toplu taşımaya yönlendirme gibi başlıklar küresel gündeme taşındı. Tablo, 2022 enerji şokunun ardından AB'nin devreye aldığı "RePowerEU" çerçevesini hatırlatıyor; ancak bu kez tetikleyici jeopolitik daralma, gaz değil ham petrol arzında yoğunlaşıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı'ndan tarihi kesinti uyarısı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Orta Doğu'daki askeri gerilimin küresel petrol arzında tarihin en büyük kesintilerinden birine yol açabileceği uyarısında bulundu. Kuruluş, enerji tüketiminin hızla azaltılması için hükümetlere acil eylem planı çağrısı yaparken otoyollardaki hız limitlerinin düşürülmesi ve uzaktan çalışma modelinin yaygınlaştırılması gibi radikal önerileri masaya koydu.

Ajansın benzer bir "10 maddelik acil tasarruf planı" 1973 petrol ambargosu sonrası dönemde de gündeme gelmişti; bugünkü çerçeve aynı geleneğin güncel versiyonu olarak okunuyor.

Ülkelerden peş peşe tasarruf kararları

Morgan Stanley: TCMB faizi 4. çeyreğe kadar sabit tutacak
Morgan Stanley: TCMB faizi 4. çeyreğe kadar sabit tutacak
İçeriği Görüntüle

Vietnam Endüstri ve Ticaret Bakanlığı, yakıt tedarikinde yaşanan baskı nedeniyle vatandaşlara toplu taşıma kullanmaları ve mümkün olduğunca evden çalışmaları yönünde çağrı yaptı. Nepal yönetimi ise enerji tasarrufu amacıyla devlet kurumları ve eğitim kuruluşlarında haftalık tatili iki güne çıkarma kararı aldı.

Güney Kore hükümeti, petrol tüketimi yüksek şirketlerden enerji tasarrufu planları hazırlamalarını isterken belirlenen hedefleri yerine getiren firmalara teşvik verileceğini açıkladı. Güney Kore Parlamentosu ayrıca Orta Doğu kaynaklı ekonomik baskının etkilerini hafifletmek amacıyla 26,2 trilyon wonluk ek bütçe paketini onayladı.

Tayland ve Malezya da kamu kurumlarında uzaktan çalışma uygulamasına geçileceğini duyurdu. Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, özel sektörün de benzer uygulamaları hayata geçirmesi çağrısında bulundu. Tablonun ortak paydası dikkat çekici: ilk tepki veren ülkelerin tamamı net enerji ithalatçısı Asya ekonomileri; bu da Türkiye'nin enerji denklemiyle yapısal olarak benzer kırılganlığa işaret ediyor.

"Yeni dönemi tüketiciler şekillendirebilir"

Trinity College Dublin Öğretim Üyesi Prof. Dr. Wladislaw Rivkin, yaşanan gelişmelerin Kovid-19 dönemindeki uygulamalara benzer yönler taşıdığını ancak mevcut krizin temelinde halk sağlığı değil enerji maliyetlerinin yer aldığını söyledi. Rivkin, uzaktan çalışma uygulamalarının işe gidiş gelişleri azaltarak yakıt tüketimini düşürdüğünü ve enerji tasarrufuna katkı sağladığını ifade etti.

Mevcut önlemlerin salgın dönemindeki kadar sert olmadığını belirten Rivkin, krizin derinleşmesi halinde ulaşım alışkanlıklarının ve çalışma modellerinin kalıcı şekilde değişebileceğini vurguladı. Uzmanlara göre özellikle yakıt fiyatlarında yaşanabilecek uzun süreli yükselişler, dört günlük çalışma modeli gibi yeni uygulamaların daha fazla tartışılmasına neden olabilir.

Rivkin, geniş çaplı sokağa çıkma yasakları veya seyahat kısıtlamaları beklemediğini belirtirken sürecin daha çok tüketici davranışları üzerinden şekilleneceğini ifade etti.

Krizin sürdürülebilirliği kritik soru

Analistler, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamanın yalnızca enerji piyasalarını değil küresel ticaret, lojistik ve finans sistemlerini de doğrudan etkilediğini belirtiyor. Petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişin enflasyon baskısını artırabileceği, üretim maliyetlerini yukarı çekebileceği ve dünya genelinde yeni ekonomik tedbirleri hızlandırabileceği değerlendiriliyor.

Asıl belirsizlik şokun süresinde: kısa soluklu bir aksama mı, yoksa Asya-merkezli kalıcı tasarruf rejimine geçişin başlangıcı mı sorusu yanıt bekliyor. Türkiye açısından kritik köprü, Brent fiyatının yüksek seyrinin kalıcı hale gelmesi durumunda cari açık ve enerji ithalat faturasında oluşacak ek baskı olarak izleniyor.