Türkiye ekonomisinin 2026 yılına dair makro projeksiyonlarında, küresel emtia fiyatlarındaki stabilizasyon ve Avrupa bölgesindeki toparlanma sinyalleri belirleyici oluyor. Bakan Şimşek’in vurguladığı "enerji fiyatlarında ılımlı seyir" ve "destekleyici parite" bileşimi, girdi maliyetleri dolar bazlı olup geliri euro ağırlıklı olan sektörler için tarihi bir fırsat penceresi aralıyor.
Otomotiv ve tekstilde euro dopingi
Euro/dolar paritesindeki 1,18 seviyesinin üzerindeki kalıcılık, ihracatının %70’inden fazlasını Avrupa Birliği ülkelerine yapan otomotiv ve tekstil sektörlerini doğrudan destekliyor. Üretim süreçlerinde kullanılan hammaddelerin önemli bir kısmını dolar bazlı tedarik eden bu sektörler, parite etkisiyle operasyonel kârlılıklarını yukarı çekiyor. 2026 yılı ilk çeyrek verileri, parite kaynaklı kur farkı gelirlerinin bu sektörlerde net kârı %12 civarında destekleyebileceğini gösteriyor.
Demir çelik ve cam sektöründe maliyet avantajı
Enerji yoğun üretim modellerine sahip olan demir-çelik ve cam sanayii, doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki ılımlı seyirden en yüksek faydayı sağlayan gruplar arasında yer alıyor. Küresel enerji fiyatlarındaki düşüş, bu şirketlerin toplam maliyetleri içinde %30-40 pay alan enerji giderlerini aşağı çekerek, küresel piyasalarda rekabet gücünü artırıyor. Özellikle TTF doğal gaz fiyatlarının 30 EUR/MWh bandının altında dengelenmesi, sanayi marjlarında %20'ye varan iyileşme potansiyeli yaratıyor.
Havacılıkta yakıt ve kur dengesi
Havacılık sektörü, hem brent petrol fiyatlarındaki 70-75 dolar bandındaki yatay seyirden hem de euro bazlı bilet gelirlerinin dolar bazlı yakıt giderlerine karşı üstünlüğünden besleniyor. Turizm sezonuna yönelik erken rezervasyon verileri ve kur etkisiyle birleşen düşük yakıt maliyetleri, havacılık devlerinin 2026 bilançolarında nakit akışını güçlendiren ana unsurlar olarak öne çıkıyor.
2026 makroekonomik değişkenlerini kurumsal veri setlerimizle incelediğimizde, enerji ve parite korelasyonu üzerinde uyguladığımız hassasiyet analizleri şu stratejik alanları işaret ediyor:
ANALİZ:
Sektörel bazda yaptığımız modellemeler, avro/dolar paritesindeki her 0,01 puanlık artışın, ihracatçı sanayi şirketlerinin FAVÖK marjlarına ortalama 80 baz puanlık pozitif katkı sağladığını rasyonalize ediyor. Enerji fiyatlarındaki %10'luk geri çekilmenin ise ağır sanayi grubunda operasyonel performans katsayısını 1,2 puan yukarı taşıdığı hesaplanıyor. BİST 100 endeksinin 14.276,76 puanlık zirve yolculuğunda, bu iki değişkenin sinerjisi, özellikle 2026'nın ikinci yarısında maliyet enflasyonu baskısının kalktığı bir dönemde şirket değerlemelerini (İNA ve çarpan bazlı) yukarı yönlü revize etmemize olanak sağlıyor. Likidite modellerimiz, bu sektörlerin nakit yaratma kabiliyetinin 2025 yılına göre %25 daha dirençli olacağına işaret ediyor.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Makro maliyet düşüşünün sektörel marj genişlemesi projeksiyonuŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





