Enerji kaynaklı enflasyon baskısı, Türkiye, Euro Bölgesi ve ABD’de para politikası görünümünü aynı anda sıkılaştırdı. TCMB faizi sabit tutarken enerji fiyatlarını yukarı yönlü risk olarak öne çıkardı; ECB üç temel faizi 25 baz puan artırdı. ABD’de ağustos ÜFE’sindeki yüzde 4,2’lik enerji artışı ise maliyet baskısının yeniden güçlendiğini gösterdi.
TCMB içeride dezenflasyon, dışarıda enerji riski görüyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 10 Eylül kararında bir hafta vadeli repo faizini yüzde 37’de, gecelik borç verme faizini yüzde 40’ta ve borçlanma faizini yüzde 35,5’te sabit tuttu. Banka, son gerçekleşmeler ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiğini, ancak jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının görünüm üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtti.
Temmuz toplantısında TCMB, ana eğilimdeki gerilemeyi sınırlı olarak tanımlamış ve temmuz için geçici yükseliş sinyali vermişti. Eylül metninde iç talepteki zayıflığın sürdüğü ve ana eğilimin gerilediği değerlendirmesi güçlenirken enerji riski korunmuş oldu. Haziran toplantısında da faiz yüzde 37’de tutulmuştu; böylece politika faizi yılın son üç toplantısında aynı düzeyde kaldı.
ECB enerji şokuna faiz artışıyla karşılık verdi
Avrupa Merkez Bankası (ECB), üç temel faiz oranını 25 baz puan artırdı. Mevduat faizi yüzde 2,25’ten yüzde 2,50’ye, ana refinansman faizi yüzde 2,65’e ve marjinal borç verme faizi yüzde 2,90’a çıkarıldı. ECB, Orta Doğu’daki çatışmanın enflasyon baskısı üretmeye devam ettiğini ve fiyat artışlarının hedefin üzerinde uzun süre kalacağını açıkladı. Mevduat faizindeki artış 25 baz puan oldu.
ECB temmuz toplantısında faizleri değiştirmemiş, enerji şokunun dolaylı ve ikinci tur etkilerini yakından izleyeceğini bildirmişti. Eylül kararı bu beklemenin ardından geldi. ECB’nin resmi faiz serisine göre mevduat faizi haziranda yüzde 2,00’dan yüzde 2,25’e yükselmişti; eylüldeki karar 2026’daki ikinci 25 baz puanlık artış oldu.
ABD ÜFE’sinde enerji kalemi belirleyici oldu
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), ağustos üretici fiyatlarının aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 5,4 arttığını açıkladı. Nihai talep malları yüzde 1,1 yükselirken hizmetlerdeki artış yüzde 0,1’de kaldı. Enerji fiyatları aylık yüzde 4,2 arttı ve BLS, mallardaki yükselişin dörtte üçünden fazlasının enerji kaynaklı olduğunu bildirdi.
Yıllık nihai talep ÜFE’si temmuzda revize edilmiş yüzde 4,8 düzeyindeydi. Ağustosta yüzde 5,4’e çıkan oran, enerji maliyetlerindeki yükselişin üretici fiyatlarına yeniden daha güçlü yansıdığını gösterdi. Gıda, enerji ve ticaret hizmetleri hariç gösterge ise aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 4,7 arttı.
Fed açısından bir sonraki eşik TÜFE
ÜFE verisi enerji kaynaklı maliyet baskısını güçlendirse de Fed’in faiz kararını tek başına belirlemiyor. BLS takvimine göre ağustos tüketici fiyat endeksi 11 Eylül’de ABD doğu saatiyle 08.30’da açıklanacak. TÜFE, enerji şokunun tüketici fiyatlarına ve çekirdek kalemlere ne ölçüde yayıldığını göstermesi açısından bir sonraki kritik veri olacak.
Üç ekonomi aynı enerji şokuna farklı noktadan yaklaşıyor: TCMB iç talepteki zayıflama ve ana eğilimdeki gerilemeye rağmen dış kaynaklı enerji riskini vurguluyor; ECB ikinci tur enflasyon riskine karşı faizi artırdı; ABD’de ise üretici fiyatlarındaki enerji artışının tüketici enflasyonuna geçişi izleniyor. Ortak sonuç, erken gevşeme alanının enerji fiyatlarının seyrine daha bağımlı hale gelmesi.





