Arıcılıkta katma değerli ürün dönemi büyüyor
Arıcılıkta katma değerli ürün dönemi büyüyor
İçeriği Görüntüle

Avrupa Merkez Bankası’na (ECB) ilişkin faiz beklentileri, Orta Doğu’daki savaşın enerji fiyatlarını yeniden yukarı taşımasıyla sertleşti. Reuters’ın 8-13 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistlerin yaklaşık %85’i, ECB’nin haziran toplantısında mevduat faizini 25 baz puan artırarak %2,25 seviyesine çıkaracağını tahmin etti. Ankette ayrıca yıl içinde en az bir ek faiz artışı beklentisi de öne çıktı.

ECB’nin nisan toplantısında faizleri sabit bırakmasının ardından bazı politika yapıcıların açıklamaları, büyüme görünümündeki bozulmaya rağmen enflasyon risklerinin önceliklendirildiğini gösterdi. Özellikle Brent petrol fiyatının savaş öncesi seviyelerin yaklaşık %50 üzerine çıkarak varil başına 100 doların üzerinde seyretmesi, enerji kaynaklı maliyet baskılarını yeniden gündeme taşıdı.

Ankete katılan ekonomistler, enerji fiyat şokunun ikinci tur etkilerinin henüz sınırlı kaldığını ancak çekirdek enflasyonda kalıcılık riskinin arttığını değerlendiriyor. ECB’nin %2 hedefinin hâlâ belirgin şekilde üzerinde kalan tüketici enflasyonu, faiz indirimi beklentilerini de zayıflatıyor.

Generali Investments Kıdemli Ekonomisti Martin Wolburg, ECB’nin faiz artırımı seçeneğini masada tutarak enflasyon beklentilerinin kontrolden çıkmasını önlemeye çalıştığını belirtti. Wolburg, enerji arzında yaşanabilecek daha derin sıkışmaların ekonomik aktivite üzerinde ciddi baskı yaratabileceğini ve bunun ECB’yi ilerleyen dönemde daha temkinli bir çizgiye itebileceğini söyledi.

Morgan Stanley Baş Avrupa Ekonomisti Jens Eisenschmidt ise ECB’nin temel ikileminin “enflasyon beklentilerinin çözülmesini önlemek için ne kadar sıkılaşma gerektiği” olduğunu ifade etti. Ankette iki faiz artışı beklentisinin öne çıkması, piyasaların daha agresif fiyatladığı patikaya kıyasla daha sınırlı bir sıkılaşma öngörüsüne işaret etti.

Enflasyon görünümünde yukarı yönlü riskler sürüyor

Reuters anketine göre Euro Bölgesi’nde enflasyonun 2026’nın geri kalanında ortalama %3,2 seviyesinde gerçekleşmesi, 2027 boyunca ise %2,8 civarında kalması bekleniyor. Bu tahminler ECB projeksiyonlarıyla genel olarak uyumlu olsa da enerji fiyatlarının yüksek seyrini koruması yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor.

Çekirdek enflasyon beklentilerinin mevcut seviyelere yakın seyretmesi, ücret-fiyat sarmalının henüz tam anlamıyla oluşmadığını gösteriyor. Buna karşın ekonomistler, enerji arz zincirlerinde yeni kırılmalar yaşanması halinde enflasyonun yeniden daha kalıcı hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.

Büyüme tarafında ise tablo kırılganlığını koruyor. Ankette Euro Bölgesi ekonomisinin yılın ilk yarısında yalnızca %0,1 büyüyeceği, 2027 büyüme beklentisinin ise %0,8’e gerilediği görüldü. Zayıf iç talep ve düşük güven endeksleri, ECB’nin agresif sıkılaştırma alanını sınırlayan temel faktörler arasında yer alıyor.

Piyasa etkisi

ECB’ye yönelik faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi, Avrupa tahvil faizlerinde yukarı yönlü baskıyı artırırken euro varlıklarında oynaklığın yükselmesine neden oluyor. Enerji fiyatlarındaki sert yükselişin devam etmesi halinde bankanın faiz patikasına ilişkin piyasa fiyatlamalarının yeniden yukarı revize edilmesi değerlendiriliyor. Buna karşın zayıf büyüme görünümü, ECB’nin Fed benzeri agresif bir sıkılaşma döngüsüne girmesini zorlaştıran temel unsur olarak izleniyor.