Aylardır Orta Doğu'daki savaşın gölgesinde 120 doların üzerine tırmanan ham petrol, ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıyla sert geriledi. Brent'in 80 doların altına inmesi, enerjisinin neredeyse tamamını dışarıdan alan Türkiye'de tek bir soruyu öne çıkardı: ucuzlayan petrol, enflasyon ve cari açık üzerindeki baskıyı gerçekten hafifletir mi? Ekonomistlere göre yanıt koşullu bir "evet", yeter ki düşüş kalıcı olsun.
Savaş fiyatı zirveye taşımıştı
Brent ham petrolün varili, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik harekâtıyla başlayan savaş boyunca jeopolitik risk primiyle 120 doların üzerini test etti. Dünya petrolünün ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali, fiyatları tarihi seviyelere taşıyan asıl etken oldu.
Tablo, Pakistan arabuluculuğunda imzalanan mutabakatla tersine döndü. Reuters'a göre Cuma günü Brent vadeli işlemleri 43 sent, yani yüzde 0,54 düşüşle 79,42 dolara; ABD ham petrolü WTI ise 17 sent gerileyerek 76,43 dolara indi. Her iki gösterge de 4 Mart'tan bu yana en düşük seviyelerine yaklaştı. Perşembe günü altı milyon varil ham petrol taşıyan üç Suudi bayraklı dev tanker dâhil çok sayıda gemi boğazdan geçmeye başladı; analistler Körfez'de mahsur kalan 85 milyon varilden fazla petrolün küresel piyasalara döneceğini öngörüyor.
Türkiye için asıl mesele faturada
Türkiye, ham petrol ve doğal gaz ihtiyacının neredeyse tamamını ithal ediyor; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın paylaştığı verilere göre enerji arzında ithal kaynakların payı yaklaşık yüzde 57. Bu yapı petrol fiyatını doğrudan dış dengeyle ilişkilendiriyor. Ticaret Bakanlığı verileri, fiyatların gerilediği 2025'te enerji ithalat faturasının 62,5 milyar dolara indiğini, bir önceki yıl bu rakamın 77,3 milyar dolar olduğunu gösteriyor.
TCMB araştırmalarına göre petrol fiyatındaki her 10 dolarlık hareket, cari işlemler açığını yıllık bazda yaklaşık 2,5 milyar dolar değiştiriyor. Aynı analizler, 10 dolarlık bir artışın yıl sonu enflasyonunu 1,2 puan, on iki ay içinde toplam 1,6 puan yukarı çektiğini ortaya koyuyor. Mekanizma simetrik çalıştığı için kalıcı bir düşüş, aynı kanalları ters yönde besleyerek hem faturayı hem fiyat baskısını hafifletebilir.
Tek aylık bir gerileme henüz kalıcı bir rahatlama değil; kazanımın belirginleşmesi için petrolün bu bantta yerleşmesi gerekiyor.
Rahatlama ne kadar kalıcı
Bu noktada belirleyici olan, anlaşmanın ayakta kalması. İsrail'in Lübnan'da Hizbullah'a yönelik saldırılarını sürdürmesi ve işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini açıklaması, mutabakatın geleceğine dair soru işaretleri doğuruyor. Reuters'a göre ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in Cuma günü İsviçre'de İranlı müzakerecilerle planlanan görüşmeden çekilmesi de piyasada tedirginlik yarattı.
Petrol piyasası analiz şirketi Vanda Insights'ın kurucusu Vandana Hari, tanker trafiğinin gerçekten normalleştiğine dair güvenin henüz oluşmadığını vurguluyor. Piyasa beklentisine göre anlaşma korunursa boğazdan geçiş önümüzdeki aylarda normale dönebilir; aksi hâlde fiyatlar yeniden yukarı yönlü baskı altında kalabilir ve faturadaki rahatlama geçici olur. Yani enflasyon ve cari açıktaki nefes, büyük ölçüde petrolün bu seviyelerde kalıp kalmayacağına bağlı.
Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında, bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır.
Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu





