TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), perşembe günü Fatih Karahan başkanlığında 2026 yılının ilk toplantısını gerçekleştirecek. Geçtiğimiz yılın son ayında politika faizini yüzde 38 seviyesinden yüzde 35,5’e çeken bankanın, yeni yıldaki ilk hamlesi piyasa profesyonelleri tarafından mercek altına alındı.
Ocak ayı itibarıyla milyonlarca çalışanı ilgilendiren ücret artışları ve güncellenen fiyat tarifeleri, iç talep kanalı üzerinden enflasyonist baskıları yeniden gündeme taşıdı. Piyasa katılımcıları anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 23,23 seviyesine gerilese de kısa vadeli dalgalanmaların para politikasındaki ihtiyatlı duruşu zorunlu kıldığı değerlendiriliyor.

Karahan’dan dalgalanma uyarısı ve kararlılık mesajı
TCMB Başkanı Fatih Karahan, geçtiğimiz günlerde yatırımcılarla gerçekleştirdiği toplantılarda önümüzdeki iki ay boyunca enflasyon verilerinde geçici bir dalgalanma yaşanabileceğine dikkat çekti. Bu durum, bankanın perşembe günü açıklayacağı karar metninde de "ihtiyatlı" bir dilin hakim olacağı sinyalini güçlendiriyor.
Özellikle hizmet enflasyonundaki katılığın kırılmasına yönelik verilecek mesajlar, 2026 yılı için belirlenen yüzde 13-19 aralığındaki tahmin bandının korunması adına hayati önemde görülüyor. Likidite yönetimindeki ek sıkılaştırma araçlarının kullanım dozajı da yatırımcıların bir diğer odak noktası.
Piyasa beklentilerinde faiz patikası
Ekonomistler, ücret artışlarının tüketim eğilimi üzerindeki yansımalarını göz önünde bulundurarak bankanın sıkı para politikası duruşundan ödün vermemesini bekliyor. Karar metninde yer alacak olan "iç talepteki dengelenme" vurgusu, yılın geri kalanındaki faiz patikasına dair en net ipucu olacak.
BİST ve döviz piyasaları, bankanın enflasyon beklentilerini çıpalama kapasitesini ölçmek için bu kararı referans kabul ediyor. 2026 projeksiyonlarında dezenflasyon sürecinin güçlenmesi, TCMB'nin iletişim kanallarını ne ölçüde etkin kullanacağına bağlı görünüyor.





