Haftaya satış baskısıyla giren Borsa İstanbul, dördüncü işlem gününde yönünü yukarı çevirdi. BIST 100 endeksi 25 Haziran perşembe seansına alıcılı başladı; açılışta, 25 Haziran itibarıyla yaklaşık yüzde 0,83 değer kazanarak önceki kapanışın 118,91 puan üzerine, 14.450,12 puana çıktı. Yükselişe bankacılık hisseleri öncülük etti.
Bankacılık öncülüğünde alıcılı açılış
Sektör endeksleri arasında güne en güçlü başlangıcı bankacılık yaptı. Bankacılık endeksi açılışta yaklaşık yüzde 1,48, holding endeksi yüzde 0,66 değer kazandı. Bilişim endeksi ise yaklaşık yüzde 0,42 gerileyerek güne satıcılı başlayan tek ana sektör oldu. Yükselişin ağırlıklı olarak banka hisselerinden gelmesi, geçen hafta yaklaşık yüzde 6 değer kazanan, bu haftanın ilk üç gününde ise toplamda yüzde 3'e yakın gerileyen piyasada tepki alımlarının öncü sektöre yöneldiğine işaret etti.
Haftaya yüzde 3'e yakın kayıpla giren endeks, dördüncü günde yönünü yukarı çevirerek 14.450 puanın üzerine döndü.
Teknik görünümde direnç 14.500 puanda
Analistler, teknik açıdan BIST 100 için 14.500 ve 14.600 puanı direnç, 14.300 ve 14.200 puanı destek bölgesi olarak işaret etti. Açılış değerinin 14.450 puan civarında oluşması, endeksi ilk direnç seviyesinin hemen altında konumlandırdı. Bu seviyelerin yukarı yönlü kırılması durumunda yükselişin süreklilik kazanabileceği, aşağıda ise 14.300 puanın korunmasının önem taşıdığı değerlendiriliyor.
Küresel piyasalarda risk iştahı güçlendi
Küresel tarafta risk iştahını iki gelişme destekledi. Orta Doğu'da kalıcı barışa yönelik beklentiler güç kazanırken, bellek çipi üreticisi Micron'un beklentileri aşan finansal sonuçları yapay zeka ve teknoloji hisselerine ilişkin endişeleri hafifletti. ABD ile İran arasında varılan ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı'ndaki tanker geçişlerinin kontrollü biçimde normale dönmesi, arz endişelerini azalttı ve petrol fiyatlarında gerilemeyi beraberinde getirdi. Petroldeki düşüş, enerjide dışa bağımlı Türkiye açısından maliyet baskısının hafiflemesi anlamına geliyor.
Gözler bugün ABD'de açıklanacak verilerde
Yatırımcıların gündemindeki kritik başlık, bugün ABD'de açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi ve büyüme verileri. Fed'in enflasyonda esas aldığı gösterge olan PCE, faiz patikasına yönelik beklentileri doğrudan etkiliyor. ABD Merkez Bankası, 17 Haziran'daki toplantıda yeni Başkan Kevin Warsh yönetiminde politika faizini üst üste dördüncü kez yüzde 3,50 ile 3,75 aralığında sabit tutmuştu. Toplantıda yayımlanan nokta grafiğinde 2026 yıl sonu faiz beklentisinin medyanı yüzde 3,4'ten yüzde 3,8'e yükselmiş; faiz indirimi senaryosu fiyatlamalardan büyük ölçüde çıkarken para piyasalarında bir faiz artırımı ihtimali tartışılır hale gelmişti. Bu görünüm, gelişmekte olan ülke borsaları ve kur üzerinde belirleyici olmayı sürdürüyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





