İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in İran’ın “askeri nükleer programını” durdurması ve bölgedeki vekil güçlere desteğini kesmesi yönündeki çağrısına sert tepki gösterdi. Bekayi, Berlin’in İran hakkındaki açıklamalarının “çarpıtılmış bir anlatıya” dayandığını savunurken, Tahran’ın askeri amaçlı bir nükleer program yürüttüğü iddiasını reddetti.

Bekayi, X hesabından yaptığı açıklamada Almanya’nın İran’a ilişkin değerlendirmelerinin “çarpıtılmış bir anlatıya” dayandığını ileri sürdü. İran’ın askeri amaçlı bir nükleer program yürüttüğü iddiasını reddeden Sözcü, Berlin’in İsrail’e verdiği destek üzerinden Almanya’yı çifte standartla suçladı.

İRAN-ALMANYA / DİPLOMATİK GERİLİM
Merz’in çağrısını Bekayi’nin itirazı izledi
15-16 Eylül 2026
15.09.2026
Merz İran’a üç başlıkta çağrı yaptı
Nükleer programın durdurulmasını, vekil güçlere desteğin kesilmesini ve Husilerin Kızıldeniz baskısının önlenmesini istedi.
16.09.2026
Bekayi Berlin’in anlatısını reddetti
İran’ın askeri nükleer program yürüttüğü iddiasına itiraz etti ve Almanya’yı İsrail’e desteği üzerinden eleştirdi.
Merz nükleer program ve vekil güçler çağrısını yineledi; Bekayi bir gün sonra bu çerçeveyi reddetti.
Kaynak: Almanya Federal Hükümeti · İran Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü

Bekayi, Almanya’nın “kirli işlerin finansmanını” üstlenip ardından barış ve ahlak söylemiyle hareket edemeyeceğini söyledi. İranlı Sözcü ayrıca, savaşın ABD-İsrail ittifakı tarafından başlatıldığını savundu ve Berlin’in saldırıları yeterince kınamadığını ileri sürdü.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 15 Eylül’de Irak Başbakanı Ali el-Zaidi ile Berlin’de düzenlediği basın toplantısında İran’ın “askeri nükleer programını” sona erdirmesi ve bölgedeki vekil güçlere desteğini kesmesi gerektiğini söyledi. Merz ayrıca Husilerin Kızıldeniz’de deniz taşımacılığını tehdit etmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Nükleer programda karşıt tezler

Merz’in kullandığı “askeri nükleer program” ifadesi, Berlin’in İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin siyasi değerlendirmesini yansıtıyor. Tahran ise nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor ve askeri amaçlı bir program yürüttüğü iddiasını reddediyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), 7 Eylül tarihli açıklamasında İran’daki bazı tesislere ve beyan edilmiş nükleer malzemeye erişemediğini, bu nedenle mevcut durumu doğrulayamadığını bildirdi. Ajans, denetim ve bilgi eksikliğini ciddi bir nükleer yayılma kaygısı olarak nitelendirdi ve İran’dan işbirliği istedi.

IAEA’nın Haziran 2025 tarihli kapsamlı değerlendirmesi ise İran’da 2000’lerin başına kadar uzanan beyan edilmemiş yapılandırılmış bir nükleer programın geçmişte bulunduğu sonucuna varmış, ancak o tarihte aynı türden devam eden gizli bir program için güvenilir işaret olmadığını kaydetmişti. Ajans ayrıca yüzde 60’a kadar zenginleştirilmiş uranyum stokunun yayılma açısından ciddi kaygı oluşturduğunu belirtmişti.

Berlin aynı talepleri aylardır yineliyor

Berlin’in İran konusundaki çizgisi son aylarda benzer başlıkları korudu. Alman hükümeti 6 Mart’ta İran’ın askeri nükleer ve balistik füze programlarının doğrulanabilir biçimde sona erdirilmesini ve Tahran’ın vekil yapılara desteğini kesmesini istemişti. 15 Haziran’daki açıklamada da nükleer programın doğrulanabilir biçimde sona erdirilmesi çağrısı yinelendi.

Endeks24’ün 27 Mart tarihli haberinde Merz’in, İran savaşının NATO’nun savaşı olmadığını söylediği ve Almanya’nın çatışmaya doğrudan askeri katılımına mesafeli durduğu aktarılmıştı. Son açıklama, Berlin’in doğrudan askeri müdahaleye mesafeli çizgisini korurken İran’ın nükleer ve bölgesel faaliyetlerine yönelik taleplerini sürdürdüğünü gösteriyor.