Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, enerji kaynaklı arz şoklarının ilk etkileri sınırlansa bile ücretler, fiyatlama davranışları ve beklentiler üzerinden oluşabilecek ikinci tur etkilerin enflasyonu daha kalıcı hale getirebileceğini söyledi. Karahan, bu nedenle merkez bankalarının yalnız ilk fiyat hareketine değil şokun ekonomiye yayılma biçimine odaklanması gerektiğini belirtti.

İkinci tur etkiler para politikası açısından kritik

Karahan, enerji şoklarının başlangıçtaki fiyat etkilerinin para ve maliye politikası tedbirleriyle sınırlandırılabileceğini, ancak maliyet artışlarının ücretlere ve fiyatlama davranışlarına yansıması halinde sürecin daha karmaşık hale geldiğini ifade etti. Enflasyon beklentilerinin güçlü biçimde çıpalanmasının merkez bankalarına ilk tur etkiler karşısında daha fazla manevra alanı sağlayabileceğini kaydetti.

TCMB / ENERJİ ŞOKLARI
TCMB'nin ikinci tur etki uyarısı 2026 boyunca sürdü
22 Nisan-14 Eylül 2026
22.04.2026
PPK ikinci tur etkileri risk olarak işaretledi
Enerji fiyatlarının yüksek ve oynak seyrettiği, son gelişmelerin muhtemel ikinci tur etkilerinin enflasyon görünümü açısından önem taşıdığı belirtildi.
14.05.2026
Enerji enflasyonu iki ayda 19 puan yükseldi
Karahan, yıllık enerji enflasyonunun yüzde 47'ye çıktığını ve arz bozulması sürerse daha güçlü para politikası tepkisinin gerekebileceğini söyledi.
13.08.2026
Beklentiler kanalı yeniden öne çıktı
TCMB, jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarına etkisini ve beklentiler üzerinden oluşabilecek ikinci tur etkileri yakından izlediğini açıkladı.
14.09.2026
Forumda jeopolitik şoklar ve politika tepkileri ele alındı
İİT-İSEDAK Merkez Bankaları Forumu'nda jeopolitik şokların makroekonomik dayanıklılığa etkileri ve merkez bankalarının politika tepkileri değerlendirildi.
TCMB, enerji şoklarının ilk fiyat etkisinden çok beklentilere ve fiyatlama davranışlarına yayılma riskini izliyor.
Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)

Şokların döviz kuru, ücretler ve fiyatlama davranışları üzerinden yayılması halinde enflasyon üzerindeki baskının daha kalıcı olabileceğini belirten Karahan, bu riskin gelişmekte olan ekonomilerde daha belirgin hale gelebileceğini söyledi. Birden fazla şokun aynı dönemde yaşanmasının politika tepkisini zorlaştırabileceğine işaret etti.

Karahan, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturduğu bir ortamda daha sıkı para politikasının, enflasyon görünümündeki bozulmanın kalıcılaşma riskini sınırlayabilecek araçlardan biri olduğunu belirtti. Maliye politikasının da ilk fiyat etkilerini hafifletmede tamamlayıcı rol oynayabileceğini ifade etti.

TCMB 2026 boyunca ikinci tur riskini izledi

TCMB'nin 2026'daki resmî politika mesajları, enerji şoklarının ikinci tur etkilerinin yıl boyunca yakından izlendiğini gösteriyor.

TCMB'nin 22 Nisan 2026 tarihli Para Politikası Kurulu kararında, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yüksek ve oynak seyrettiği, maliyet kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerin izlendiği ve son gelişmelerin muhtemel ikinci tur etkilerinin önem taşıdığı belirtildi. Kurul o toplantıda politika faizini yüzde 37'de sabit tuttu.

Karahan'ın 14 Mayıs 2026 tarihli Enflasyon Raporu sunumunda yıllık enerji enflasyonunun önceki iki ayda 19 puan artarak yüzde 47'ye çıktığı açıklandı. Karahan, enerji arzındaki bozulmanın sürmesi halinde fiyat artışlarının ikinci tur etkilerini sınırlamak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü para politikası tepkisinin gerekebileceğini söyledi.

TCMB'nin 13 Ağustos 2026 tarihli Enflasyon Raporu sunumunda da jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarını yeniden yükselttiği, maliyet artışlarının bazı temel mal ve hizmet fiyatlarına yansıdığı belirtildi. Karahan, beklentiler kanalı üzerinden ortaya çıkabilecek ikinci tur etkilerin yakından izlendiğini ve para politikası sıkılığının beklentiler ile fiyatlama davranışlarını destekleyecek şekilde belirleneceğini söyledi.

Forumun gündeminde jeopolitik şoklar ve rezervler vardı

TCMB'nin 14 Eylül 2026 tarihli forum duyurusuna göre İstanbul'da düzenlenen İİT-İSEDAK Merkez Bankaları Forumu'nun ilk oturumunda jeopolitik şokların ve küresel ekonomik parçalanmanın makroekonomik dayanıklılık üzerindeki etkileri ile merkez bankalarının para politikası tepkileri ele alındı. İkinci oturum ise rezerv yönetimi yaklaşımlarına ayrıldı.

Rezerv yönetiminde erişim öne çıktı

Karahan, rezerv yönetiminde güvenlik, likidite ve getiri unsurlarının yanında varlıklara stres dönemlerinde fiilen erişebilmenin önem kazandığını belirtti. Altının merkez bankaları açısından yeniden öne çıktığını, ancak bunun doların uluslararası rezerv sistemindeki güçlü konumunun kısa sürede değişeceği anlamına gelmediğini ifade etti.

Altın fiyatlarındaki yükselişin rezervlerin değerini ve toplam rezervler içindeki altın payını artırabileceğini belirten Karahan, değer artışının kullanılabilir likiditede aynı ölçüde artış anlamına gelmediğini kaydetti. Rezerv yönetiminde toplam büyüklük kadar, varlıkların stres senaryolarında operasyonel olarak ne ölçüde kullanılabildiğinin de önem taşıdığını vurguladı.