ABD, İsrail'in Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırının Türkiye ile doğrudan askeri gerilim üretmesini önlemek için yeni bir koordinasyon hattı üzerinde çalışıyor. ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Türkiye'nin saldırıdan önceden haberdar edilmediğini, İsrail uçaklarının kuzeye yönelmesinin Ankara'da olası bir tehdit algısı yaratabileceğini ve Türk tarafının karşılık hazırlamasının makul olabileceğini söyledi.
Barrack, Reuters'a verdiği röportajda olayın daha ciddi bir krize dönüşmesinin önlendiğini belirtti. Washington'un halihazırda taraflar arasında bilgi paylaşımı ve diyaloğu kolaylaştıran bir sistem yürüttüğünü söyleyen Barrack, bunun daha güçlü bir mimariye ve daha fazla kaynağa ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Yeni hat Suriye'yi de doğrudan kapsayacak
Yeni girişimin öne çıkan tarafı, Türkiye ile İsrail arasında daha önce kurulan teknik temasların ötesine geçmesi. Ankara ve Tel Aviv, Nisan 2025'te Suriye sahasında yanlış anlaşılma kaynaklı askeri karşılaşmaları önlemek amacıyla Azerbaycan'da görüşmelere başlamıştı. ABD'nin şimdi üzerinde çalıştığı yapı ise Suriye'yi de doğrudan mekanizmaya dahil etmeyi hedefliyor.
Bu genişleme, Ebu Zuhur saldırısının yarattığı riskin yalnız Türkiye ile İsrail arasındaki ikili askeri iletişimle sınırlı görülmediğine işaret ediyor. Barrack'a göre 18 Ağustos'taki olay, tarafların sahadaki hareketleri birbirinin niyeti hakkında yanlış okuyabileceğini ve mevcut iletişim kanalının daha kurumsal hale getirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Ebu Zuhur'a sekiz hava saldırısı düzenlendi
Suriye devlet televizyonunun askeri kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre İsrail, 18 Ağustos sabahı İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Hava Üssü'nün pist ve depolama alanlarına sekiz hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda maddi hasar meydana geldi, can kaybı bildirilmedi. İsrail ordusu saldırıya ilişkin yorum yapmadı.
Türkiye sınırının yaklaşık 70 kilometre doğusunda bulunan üs, 2013'ten bu yana faal bir askeri havaalanı olarak kullanılmıyor. Barrack, saldırının Türkiye'nin gelecekte üste askeri varlığını artırabileceği yönündeki bir İsrail algısıyla bağlantılı olabileceğini, bu değerlendirmenin doğru ya da yanlış olmasının ise iletişim ihtiyacını ortadan kaldırmadığını belirtti.
Ankara saldırıyı kınadı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, 18 Ağustos tarihli açıklamasında Ebu Zuhur'a yönelik saldırıları güçlü şekilde kınadı. Bakanlık, İsrail'in Suriye'nin altyapısını ve kapasitesini hedef alan saldırılarının ülkenin toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal ettiğini belirterek uluslararası topluma daha kararlı tutum çağrısı yaptı.
Suriye sahasında gerilimi sınırlamaya yönelik diplomatik temaslar daha önce de devreye girdi. İsrail'in 2025'te Suriye'deki hükümet hedeflerine yönelik saldırılarının ardından ABD ve bölge ülkeleri ateşkes ve gerilimi düşürme girişimlerinde rol aldı. Endeks24'ün Suveyda'daki güvenlik sürecine ilişkin haberinde de Barrack'ın Suriye yönetimi ve bölge ülkeleriyle yürüttüğü ortak yol haritası temasları yer almıştı.
Son gelişme, Washington'un önceliğinin tek tek krizlere müdahale etmekten ziyade Türkiye, İsrail ve Suriye arasında kalıcı bir askeri iletişim düzeni kurmaya yöneldiğini gösteriyor. Mekanizmanın kapsamı, komuta düzeyi ve hangi kanallar üzerinden işleyeceğine ilişkin ayrıntılar ise henüz açıklanmadı.





