Citi tarafından paylaşılan portföy verileri, Nisan-Kasım 2025 döneminde ABD Hazine tahvillerindeki yabancı alımlarının büyük oranda Avrupa merkezli olduğunu ortaya koydu. Reuters'da yayınlanan habere göre ABD Başkanı Donald Trump’ın Nisan ayında ilan ettiği kapsamlı "Kurtuluş Günü" tarifelerine ve ticaret savaşları riskine rağmen, Avrupa kaynaklı sermaye akışı 240 milyar euroya ulaştı. Toplam yabancı sahiplik artışının 301 milyar euro olduğu bu dönemde, Avrupa'nın payı yüzde 80 olarak kaydedildi.
Tahvil piyasasında jeopolitik direnç
Geçtiğimiz hafta Trump’ın Grönland’ın satın alınması sürecine ilişkin bazı Avrupa ülkelerine yönelik gümrük tarifesi tehditlerini yinelemesi, piyasalarda "Amerika’dan çıkış" (Sell America) senaryolarını tetiklemişti. Ancak Citi ve Deutsche Bank analistlerinin incelediği veriler, bu söylemlerin kurumsal yatırımcı iştahını henüz kalıcı olarak baltalamadığını gösteriyor. FED politikalarına yönelik eleştiriler ve doların güvenli liman statüsüne dair tartışmalar sürse de, Avrupa merkezli sermayenin ABD varlıklarına olan ilgisi Kasım ayında rekor seviyeye ulaştı.
Finans merkezleri ve veri sapması riskleri
Analizlerde, Avrupa’dan gelen güçlü alım verilerinin bir kısmının bölgedeki büyük finans merkezlerinden kaynaklandığına dikkat çekiliyor. Londra ve Lüksemburg gibi merkezlerin, diğer bölgelerden gelen yatırımcıların işlemlerine ev sahipliği yapması nedeniyle Avrupa alımlarının olduğundan yüksek görünebileceği değerlendiriliyor. Buna karşın, Nordik ülkelerinde farklı bir seyir izleniyor. İsveçli emeklilik fonu Alecta ve Danimarkalı AkademikerPension gibi kuruluşlar, ABD Hazine tahvili varlıklarını azalttıklarını duyurarak bölgedeki genel eğilimden ayrıştı.
ANALİZ:
Endeks24 analistlerinin çarpan analizi ve küresel likidite modellemelerine göre, ABD tahvillerine yönelik Avrupa iştahı sadece bir güven göstergesi değil, aynı zamanda getiri farklarının (yield spread) zorunlu bir sonucudur. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Kasım ayındaki verileri bölge borçlanma araçlarına talebin arttığını gösterse de, ABD tahvillerinin sunduğu reel getiri avantajı kurumsal portföylerde belirleyici olmaya devam ediyor. 2026 yılı projeksiyonlarımızda, jeopolitik gerilimlerin kontrollü seyretmesi durumunda "Sell America" anlatısının sınırlı kalacağını, ancak Avrupa kaynaklı emeklilik fonlarının portföy çeşitlendirme adımlarının izlenmesi gerektiğini değerlendiriyoruz.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Küresel sermaye akışlarında Avrupa ve ABD dengesiŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu
Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım kararlarınızı kendi risk profiliniz doğrultusunda vermeniz önerilir.




