Avrupa Birliği ile MERCOSUR bloku arasında 17 Ocak 2026’da imzalanan tarihi Serbest Ticaret Anlaşması, mevcut GÜMRÜK BİRLİĞİ yapısı nedeniyle Türkiye’nin sanayi ve tarım ürünlerindeki rekabet gücünü doğrudan tehdit altına soktu.

Avrupa Birliği (AB) ve Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR (Arjantin, Brezilya, Paraguay, Uruguay) temsilcileri, 25 yıldır süren müzakereleri 17 Ocak 2026 tarihinde Paraguay’ın başkenti Asunción’da atılan imzalarla resmileştirdi. Dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından birini oluşturan bu adım, 700 milyonluk bir nüfus ve küresel GSYH’nin %20’sini kapsıyor. Ancak bu devasa anlaşma, AB ile GÜMRÜK BİRLİĞİ içinde olan fakat AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı anlaşmalara otomatik olarak taraf olamayan Türkiye için "asimetrik ticaret" riskini beraberinde getiriyor.

Güney Amerika ürünleri için Türkiye açık pazar haline geliyor

Moody's ve Fitch'in kararları rotayı yukarı çevirdi
Moody's ve Fitch'in kararları rotayı yukarı çevirdi
İçeriği Görüntüle

Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte MERCOSUR üyesi ülkeler, sanayi ürünlerini AB üzerinden vergisiz veya düşük vergili olarak Türkiye pazarına sokma avantajı elde edecek. Buna karşın, Türk ihracatçısı MERCOSUR ülkelerine mal gönderirken yüksek gümrük duvarlarıyla karşılaşmaya devam edecek. Özellikle Brezilya ve Arjantin gibi küresel tarım ve hammadde devlerinin, düşük maliyetli ürünlerle Türkiye’nin yerli üreticisi üzerinde baskı kurması bekleniyor. AB’nin 2024 yılında 111 milyar euro olan MERCOSUR ticaret hacminin, 2027 projeksiyonlarında 150 milyar euroyu aşması öngörülüyor.

Hindistan ve Asya hattında tekstil savaşı başlıyor

Risk sadece Güney Amerika ile sınırlı değil. AB; Hindistan, Tayland ve Vietnam gibi ülkelerle de STA müzakerelerini 2026’nın ilk çeyreğinde hızlandırdı. Özellikle Hindistan ile imzalanacak olası bir anlaşma, Türkiye’nin en güçlü olduğu tekstil ve hazır giyim sektöründe AB pazarındaki payını daraltabilir. Hindistan’ın ölçek ekonomisi ve düşük iş gücü maliyeti, Türkiye’nin AB pazarındaki "yakın tedarikçi" avantajını doğrudan hedef alıyor. TİM verilerine göre Türkiye, 2025 yılını ihracat pazarlarında ciddi bir rekabet baskısıyla kapatırken, 2026'da pazar çeşitlendirmesi zorunlu bir stratejiye dönüştü.

Gümrük Birliği modernizasyonu neden gecikiyor

İş dünyası temsilcileri, AB’nin 80’e yakın ülke ile STA’sı bulunurken Türkiye’nin bu sayının 24’te kalmasının sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. İKV ve TÜSİAD kanadından yapılan değerlendirmelerde, GÜMRÜK BİRLİĞİ’nin tarım, hizmetler ve e-ticaret kapsayacak şekilde modernize edilmemesi halinde, Türkiye’nin dış ticaret açığının yapısal bir krize dönüşebileceği uyarısı yapılıyor. Brüksel-Ankara hattındaki siyasi tıkanıklıklar, ekonomik entegrasyonun önündeki en büyük engel olarak durmaya devam ediyor.

ANALİZ:

Endeks24 analistlerinin çarpan analizi ve dış ticaret akış modellerine göre; MERCOSUR anlaşması, Türkiye’nin orta vadeli cari denge hedefleri üzerinde yıllık bazda 1,5 ile 2,2 milyar dolar arasında negatif sapma yaratma potansiyeline sahip. Şirketlerin geçmiş operasyonel performansı üzerinden yapılan rasyo analizleri, özellikle düşük teknolojili sanayi ürünleri üreten KOBİ’lerin bu rekabet dalgasından en çok hasarı alacağını gösteriyor. Hindistan STA’sının 2026 sonunda imzalanması durumunda ise tekstil ihracatında Avrupa pazar payının %4 oranında daralması muhtemeldir. Türkiye’nin tek çıkış yolu, karbon sınırda düzenleme (SKDM) ve yeşil dönüşümde AB standartlarını aşarak "nitelikli tedarikçi" konumunu korumasıdır.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Türkiye dış ticaretinde asimetrik risk analizi raporu

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK: https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Veriler rasyonel metodolojilerle analiz edilmiş olup, kararlar yatırımcının sorumluluğundadır.