Yunanistan, Girit’ten Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) ve daha sonra İsrail’e uzanması planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik bağlantısını yeniden başlatmaya hazırlanırken, Türkiye ile sahada yaşanabilecek gerilim için kademeli bir karşılık planı oluşturdu. Üç aşamalı senaryo, 19 Eylül tarihli Ta Nea haberinde aktarıldı.
İlk aşamada Sahil Güvenlik öngörülüyor
Ta Nea’nın haberine göre, ilk senaryoda Türk Sahil Güvenlik unsurlarının araştırma gemisine yaklaşması halinde Yunan Sahil Güvenliği’nin bölgede karşılık vermesi öngörülüyor. Gerilimin sürmesi durumunda ikinci aşamada iki ülkenin dışişleri ve savunma kanallarının doğrudan devreye sokulması planlanıyor.
Ta Nea, olası Türk müdahalesine karşı Sahil Güvenlik, diplomatik kanallar ve donanmayı içeren üç aşamalı Yunan senaryosu aktardı. En ileri senaryoda Türkiye’nin savaş gemilerini bölgeye göndermesi halinde Yunan Deniz Kuvvetleri’nin de sahaya çıkması öngörülüyor. Ta Nea’ya göre Atina, gerilimin tırmanması durumunda Fransa, ABD, Avrupa Komisyonu ve NATO nezdinde diplomatik destek aramayı planlıyor.
Meridiam ile Fransız ağırlığı arttı
Meridiam 5 Ağustos’ta GSI’da çoğunluk hissedarı oldu ve deniz tabanı araştırmalarını ilerletmek üzere IPTO-GSI-Nexans anlaşması imzalandı. Yunanistan Başbakanlığı’nın resmî duyurusunda anlaşmanın deniz tabanı araştırmalarının tamamlanmasını hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.
Miçotakis ve Macron 9 Eylül Paris görüşmesinde GSI’nin sonraki uygulama adımlarını ele aldı. Yunanistan Başbakanlığı’nın görüşme özetine göre görüşme, Meridiam’ın çoğunluk ortaklığı sonrasında Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantısının uygulanmasına odaklandı.
Türkiye ile Yunanistan’ın Ege ve Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarına ilişkin hukuki pozisyonları farklı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, 19 Ağustos açıklamasında Ege ve Akdeniz gibi yarı kapalı denizlerde tek taraflı adımlardan kaçınılması ve kıyıdaş ülkeler arasında iş birliği yapılması gerektiğini belirtti. Atina ise GSI faaliyetlerinin kendi yetki alanında yürütüleceğini savunuyor.





