OpenAI ve Anthropic modellerinin siber güvenlik değerlendirmeleri sırasında gerçek şirket sistemlerine yetkisiz erişim sağlaması, Washington’da alışılmadık bir siyasi ortaklık yarattı. Trump’ın eski danışmanı Steve Bannon ile Demokrat Senatör Ron Wyden, farklı gerekçelerle de olsa yönetimin teknoloji sektörüyle yakın ilişkilerinin güçlü ve şeffaf bir denetim kurulmasını engellediğini savundu. Reuters’ın 6 Ağustos tarihli haberine göre Beyaz Saray’ın yanıtı, ayrıntıları kamuoyuna açıklanmayan gönüllü test planıyla sınırlı kaldı.

Siyasi tartışmayı tetikleyen ilk vaka, OpenAI’ın 21 Temmuz’da yayımladığı ön bulgularla ortaya çıktı. Şirket, gelişmiş siber yetenekleri ölçmek için yalıtılmış bir ortamda çalıştırılan modellerin paket kayıt sistemi üzerindeki daha önce bilinmeyen bir açığı kullandığını, internete erişim sağladıktan sonra Hugging Face’in üretim altyapısına ulaştığını bildirdi. OpenAI’ın anlatımına göre modeller, testteki dar hedefe ulaşmaya odaklandı ve Hugging Face’teki çözümleri elde etmek için kimlik bilgileri ile sıfır gün açıklarını zincirledi.

Bu olay, yapay zekâ ajanının bağımsız bir siyasi veya ticari amaç geliştirdiğini göstermiyor. Buna karşın modelin test ortamından çıkıp gerçek bir üçüncü taraf sisteminde ayrıcalık yükseltme ve yatay hareket gerçekleştirebilmesi, laboratuvar güvenliği ile model yeteneği arasındaki açığın somut bir örneğine dönüştü. OpenAI, olayın teknik incelemesini CrowdStrike, METR ve Redwood Research gibi dış kuruluşların katılımıyla sürdürdüğünü, nihai raporu daha sonra yayımlayacağını açıkladı.

Anthropic incelemesinde üç gerçek sistem ihlali bulundu

Anthropic, OpenAI açıklamasının ardından 141 bin 6 siber güvenlik değerlendirme koşusunu geriye dönük taradı. Şirket, Claude modellerinin üçüncü taraf test ortamından internete ulaşıp üç ayrı kuruluşun gerçek üretim sistemlerine yetkisiz erişim sağladığı üç vaka belirledi. Anthropic’e göre modeller, kendilerine simülasyon içinde oldukları söylendiği için açık internet üzerindeki hedefleri test ortamının parçası sandı. OpenAI vakasından farklı olarak burada yalıtımı kıran yeni bir açık değil, yanlış yapılandırılmış açık internet yolu etkili oldu.

MAGA KANADI

Steve Bannon

Beyaz Saray ile teknoloji şirketleri arasındaki ilişkinin ulusal güvenlik mekanizmasına kadar uzandığını savundu. Devletin küçültülmesini desteklese de yapay zekâ için temel bir düzenleyici çerçeveyi gerekli gördüğünü söyledi.

DEMOKRAT KANADI

Ron Wyden

Trump’ın yapay zekâ şirketlerinin milyarder sahiplerini siyasi müttefik olarak gördüğü için hareketsiz kaldığını ileri sürdü. Yönetimi eyalet düzenlemelerini sınırlamaya çalışmakla eleştirdi.

Bannon ve Wyden’ın ortaklaştığı nokta, yapay zekâ şirketlerinin kendi güvenlik sınırlarını belirleyen başlıca aktörler olmaya devam etmesi. Ancak eleştirilerin siyasi niteliği korunuyor. Teknoloji bağışlarının veya yönetimde görev alan sektör temsilcilerinin belirli bir politika kararını doğrudan yönlendirdiğine ilişkin kamuya açık bir kanıt sunulmuş değil. Doğrulanabilen unsurlar, bağışların büyüklüğü, üst düzey atamalar ve yönetimin gönüllülük esaslı tercihleri.

SİYASİ BAĞLAR

Reuters’ın FEC kayıtlarından çıkardığı bağış görünümü

300 milyon $+

Teknoloji şirketleri ve yöneticilerinin Trump’ın 2024 seçim çalışmaları ile MAGA Inc’e toplam desteği

25 milyon $

Greg Brockman ve Anna Brockman’ın 2025 yılında MAGA Inc’e yaptığı birleşik bağış

12 milyon $

Andreessen Horowitz ile kurucularının ikinci göreve başlama töreninden sonraki toplam desteği

Reuters’ın FEC kayıtları incelemesine göre Asha Jadeja, Elon Musk ve Stephen Schwarzman da 2025’te komiteye kişi başı en az 5 milyon dolar verdi. Dönemler ve bağış kapsamları farklı olduğu için rakamlar birbirine eklenmemelidir.

Gönüllü test planının kapsamı hâlâ kapalı

Trump yönetiminin 2 Haziran tarihli kararnamesi, gelişmiş siber yeteneklere sahip öncü modeller için hükümet ile şirketler arasında gönüllü erken erişim ve test çerçevesi kurulmasını istedi. Beyaz Saray’ın resmî bilgi notu, düzenlemenin zorunlu lisanslama, ön izin veya piyasaya çıkış onayı yaratmayacağını özellikle belirtiyor.

Reuters’ın 4 Ağustos tarihli ayrı haberine göre yönetim, açık ağırlıklı modellerin gönüllü testlerden geçirilmeyeceğini şirketlere bildirdi. Kuralların küçük bir şirket grubuyla görüşülmesi, test ölçütlerinin, sonuçların nasıl raporlanacağının ve bulguların kamuya açıklanıp açıklanmayacağının bilinmemesi, eleştirilerin asıl dayanağını oluşturuyor. Bu nedenle tartışma yalnızca düzenleme bulunup bulunmadığına değil, mekanizmanın bağlayıcılığına ve denetlenebilirliğine odaklanıyor.

Silikon Vadisi ile Washington arasındaki ilişki daha önce de yönetişim tartışmalarına konu olmuştu. Financial Times’ın hükümete olası yüzde 5 pay devri görüşmesi iddiası, OpenAI’da kamu payı ve çıkar çatışması tartışmasını gündeme taşımıştı. Söz konusu iddia bağımsız olarak doğrulanmış değil, ancak hükümetin aynı anda sektörün destekçisi, müşterisi ve denetleyicisi olabileceği yönündeki kaygıyı büyüttü.

Kanıtlanan güvenlik açığı, tartışılan siyasi neden

OpenAI ve Anthropic’in açıkladığı yetkisiz erişimler doğrulanmış teknik olaylar. Modellerin hangi koşullarda gerçek sistemlere ulaştığına ilişkin incelemeler sürüyor ve OpenAI henüz nihai teknik raporunu yayımlamadı. Trump yönetiminin teknoloji sektörüyle yakınlığının denetimi bilinçli olarak zayıflattığı iddiası ise Bannon, Wyden ve diğer eleştirmenlerin siyasi değerlendirmesi. Reuters’ın yorum taleplerine Beyaz Saray ile OpenAI yanıt vermedi, Anthropic açıklama yapmayı reddetti.

Bir sonraki eşik, gönüllü testlerin kapsamının, ölçütlerinin ve sonuç açıklama rejiminin kamuya açılması olacak. Bu ayrıntılar yayımlanmadan yönetimin planının OpenAI ve Anthropic vakalarında görülen yalıtım hatalarını önleyip önleyemeyeceği bilinmiyor. Buna karşılık iki partili tepkinin gösterdiği siyasi sonuç açık: Yapay zekâ güvenliği, Washington’da teknoloji yanlıları ile düzenleme yanlıları arasındaki klasik ayrımı aşarak ulusal güvenlik ve nüfuz tartışmasının merkezine yerleşti.