Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), Danimarka merkezli Copenhagen Atomics ile toryumun yeni nesil nükleer teknolojilerde kullanılmasına yönelik mutabakat zaptı imzaladı. İşbirliği, nükleer yakıt standartlarını karşılayabilecek toryum bileşiklerinin Türkiye’de yerli imkanlarla üretilmesine dönük Ar-Ge ve projelendirme çalışmalarını kapsıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıklamasına göre çalışmaların öncelikli başlıklarından biri, toryumun ergimiş tuz reaktörlerinde kullanılabilecek nitelikte Türkiye’de üretilmesi olacak. Mutabakat kapsamında yerli sanayi ve teknoloji paydaşları ile araştırmacıların sürece dahil edilmesi de planlanıyor.
Türkiye’nin toryum rezervi 380 bin tonun üzerinde
Bakanlığın 30 Haziran 2026 güncellemesine göre Eskişehir-Sivrihisar’da 380.141 ton, yüzde 0,02 tenörlü toryum rezervi bulunuyor. Aynı sayfa, MTA’nın Malatya-Kuluncak’ta 3,8 milyon tonluk 2,032 ppm tenörlü toryum kaynağı, Eti Maden’in Beylikova-Sivrihisar’da ise 694 milyon tonluk 788 ppm ThO₂ içeren kaynak belirlediğini bildiriyor.
Bakanlığın 30 Haziran 2026 güncellemesine göre Eskişehir-Sivrihisar’da 380.141 ton, yüzde 0,02 tenörlü toryum rezervi bulunuyor. Aynı sayfada Beylikova-Sivrihisar için verilen 694 milyon tonluk değer ise 788 ppm ThO₂ içeren cevher/kaynak kütlesini ifade ediyor. Bu iki veri, kapsam ve ölçüm açısından doğrudan karşılaştırılabilir nitelikte değil. Bakanlık ayrıca Malatya-Kuluncak keşfinin ekonomikliği ve teknolojik kazanımı için çalışma yapılmadığını belirtiyor.
Dünya karşılaştırmasında Türkiye üst grupta
OECD Nükleer Enerji Ajansı ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının ortak kaynak tablosu, 2014 için Türkiye’nin tanımlanmış in-situ toryum kaynağını 374 bin ton olarak veriyor. Aynı tabloda dünya toplamı 6,355-6,372 milyon ton aralığında. Türkiye’nin payı yaklaşık yüzde 5,9. Ülke bazında Hindistan, Brezilya, ABD, Avustralya ve Mısır Türkiye’nin önünde yer alıyor.
Karşılaştırma tablosu eski fakat ülkeleri ortak metodolojiye yaklaştıran en kapsamlı uluslararası çerçevelerden biri. Raporda bazı ülke verilerinin güncel olmadığı ve toryum kaynak sınıflandırmalarının uranyumdaki kadar standartlaşmadığı uyarısı da yer alıyor. Türkiye’de 2020 sonrasında açıklanan yeni sahalar bu eski küresel tabloda bulunmuyor.
Toryum Türkiye’nin enerji ihtiyacını hemen değiştirmeyecek
Türkiye’nin elektrik tüketimi 2025’te 360,9 TWh oldu; Ulusal Enerji Planı projeksiyonunda tüketimin 2030’da 455,3 TWh’ye, 2035’te 510,5 TWh’ye çıkması bekleniyor. Toryumun bu talebe katkısı bugün için hesaplanabilir bir üretim miktarı değil; çünkü ticari ölçekte toryumla çalışan bir santral ve Türkiye’de işletmede bir toryum yakıt çevrimi bulunmuyor.
Bakanlığın 2050 nükleer hedefinde 12 büyük reaktöre ek olarak 5 bin MW küçük modüler reaktör kapasitesi ve elektriğin yüzde 10-15’inin nükleerden karşılanması öngörülüyor. Toryum teknolojisi ticarileşirse etkisi, özellikle yerli yakıt tedariki ve yeni nesil reaktörlerde dışa bağımlılığı azaltma kanalı üzerinden ortaya çıkabilir; ancak bu bugün gerçekleşmiş bir katkı değil.
Toryum yakıtı için önce teknoloji eşiği aşılmalı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının güncel toryum bilgi sayfasına göre toryum, nükleer enerji hammaddesi olarak önemli potansiyel taşıyor ancak yakıt çevrimi ve teknolojik sorunlar nedeniyle bugün ticari ölçekte toryumla çalışan santraller bulunmuyor. Bu nedenle rezerv büyüklüğü tek başına elektrik üretimi veya ithalat ikamesi anlamına gelmiyor.
Copenhagen Atomics, toryumun nükleer yakıt çevriminde kullanımına yönelik ergimiş tuz reaktörleri üzerinde çalışıyor. Şirketin “Onion Core” adlı modüler konsepti, işbirliği çerçevesinde Türkiye’nin araştırma altyapısı, insan kaynağı ve sanayi kabiliyetleri açısından değerlendirilecek. Şirket kendi yol haritasında ilk nükleer test reaktörünü 2028 için hedefliyor.




